Zaman dediğin bir ulu ağaç,
Amma ki Sahibi var
Ta en tepesindeki yemiş,
Gökteki kuşun değil;
Yerdeki karıncanın rızkıysa eğer;
Ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...
Devamını Oku
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...




Sayın Mustafa Bey,
Yaradanın iğne oyasından hassas kurduğu sistemin en çözülmez düğümüdür "zaman" ve "nasip".
Bunlara dair -Kifayet edemez'liğini- bilerek yazmaya çalışılan bir kaç satırdı,yorumunuzla kıymetlendi,
Teşekkür ederim,
Saygılarımla
Sayın Alan Adam,
Zaman kadar girift bir mevhum var mı/sanmam...
Buna dair ne kadar yazılsa da tam tasvir edilemeyeceğini bildiğim halde başka bir yazı daha mayalanıyor/paylaşacağım.
Yorumlarınız ve yerinde şiir seçkilerinizle yine güzelce tamamladınız.
Ben teşekkür ederim.
Saygılarımla
"Ya nasip!"
Der, erenler...
Ve eklerdi ninem:"Elden ağza kırk yıllık yol..."
Başlık, "şiirin anahtarıdır" çoğu kez, hatta "en kısa özeti.."
Eski Osmanlı sözlükte "naklolunmuş, getirilmiş" diye tercüme edilmiş,
Bana da "sunulmuş, öyle layık görülmüş" gibi geldi,
Yaradanın vardır bir bildiği, değil mi?
Hoştu
Tebrikler Naz Hanım...
Sayın Mustafa Bey,
Yaradanın iğne oyasından hassas kurduğu sistemin en çözülmez düğümüdür "zaman" ve "nasip".
Bunlara dair -Kifayet edemez'liğini- bilerek yazmaya çalışılan bir kaç satırdı,yorumunuzla kıymetlendi,
Teşekkür ederim,
Saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta