Hatırlıyor musun o yapayalnız bir teknenin yapayalnız kıçüstünde, hafif dumanlı bir havada ağladığın geceyi? Aldım koydum o genci yanıma. Şimdi bir daha anlat bakalım dertlerini dedim. Başladı anlatmaya.
Sevgi yokmuş. Aşk yokmuş. Umutluymuş ama mutluluktan. Gözlerini kaçırmalarına üzülüyormuş kuşların. Hayat çok acımasızmış. Keşke daha çok şarkı söyleseymiş zamanında. Keşke başka rotalara yelken açsaymış. Daha çok okusaymış. Bu kadar içmeseymiş. Yine de pişman değilmiş, vesaire.
Susturdum onu. Pişman olma dedim. Yaşa dibine kadar. Gel hatta bir kadeh de beraber içelim. Bir kadeh de seninle kaldıralım atmacaların zaferine. Ve uçuşuna. Ve gidişine.
Yok dedi. Artık azaltmak istiyormuş. Çok güzelmiş hayalleri. Bulandırmamalıymış. Kanadı kırık sandığı kuşların bir gün belki uçmasından korkuyormuş. Ya da yavruyken aldığı kuşun atmaca olabileceği ihtimalini daha önce hiç duymamış. Düşünmemiş. Kirletmemiş hayallerini.
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta