Mersin - 15.02.1998
ben; tenhayı gözleyen pencere, karşılarken karanlığı
derzlerimi titreten fırtınadaki cehennem tutsağı
sen; ilahi gün ışığı, gecenin çatlağından dökülen
soğuk betonlarda bir yansıma, cennetten eksilen
ben; her açıldığımda parmakları kesen paslı tel çıkığı
eşiğimden boyasız duvarlara işlenen kızıl yağmur artığı
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta