Gri bir etek giydim
Beyaz bluz geçirdim üzerime
Ellerimle düzelttim saçımı öylesine
Yola çıktım
Bindim otobüse
Cama yasladım
Yaslanacak bir omuz bulamadığım başımı
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




t e b r i k l e r i m l e
Mükemmel... O kadar hoşuma gitti ki, zaman darlığı ve şu antolojinin azizliği olmasaydı keşke...
'Yaşanmışlığın ve gerçeğin' ta içinden... Dokunur kadar yakın... Sıradan gibi ama 'çok iyi bir gözlemin' izlerini taşıyan... Karşılaşmalar 'olağan' ama geçen duygular istisnai...
Aşık olmak için insanın çok fazla nedeni yoktur aslında... Çok yazılır, çokta öyküye, şiire konu olur... Olması olağan fakat anlatması, anlaşılması o kadar karmaşık ki? Bu şiir bana göre 'samimiyetin, içtenliğin' belgesi... Hiçte zorlanmadan 'aşkın yaşanabilirliğini' anlatan bir şiir... Nedenlerin, 'gizemli' sözlerin ardına saklanmadan... Apacık ama bir o kadarda sıcacık...
Mükemmel yazıyorsunuz Fatma Hatun Hanım... Diyecek fazla söz yok... Ant+10 üstü! Ve benimde arada bir okuyacağım yakınlıkta olsun istedim.. Saygı, sevgi ve muhabbetle... Hürmetle...
Mükemmel... O kadar hoşuma gitti ki, zaman darlığı ve şu antolojinin azizliği olmasaydı keşke...
'Yaşanmışlığın ve gerçeğin' ta içinden... Dokunur kadar yakın... Sıradan gibi ama 'çok iyi bir gözlemin' izlerini taşıyan... Karşılaşmalar 'olağan' ama geçen duygular istisnai...
Aşık olmak için insanın çok fazla nedeni yoktur aslında... Çok yazılır, çokta öyküye, şiire konu olur... Olması olağan fakat anlatması, anlaşılması o kadar karmaşık ki? Bu şiir bana göre 'samimiyetin, içtenliğin' belgesi... Hiçte zorlanmadan 'aşkın yaşanabilirliğini' anlatan bir şiir... Nedenlerin, 'gizemli' sözlerin ardına saklanmadan... Apacık ama bir o kadarda sıcacık...
Mükemmel yazıyorsunuz Fatma Hatun Hanım... Diyecek fazla söz yok... Ant+10 üstü! Ve benimde arada bir okuyacağım yakınlıkta olsun istedim.. Saygı, sevgi ve muhabbetle... Hürmetle...
YÜREĞİNE SAĞLIK CANIM GÖNLÜNDE GÜLLER AÇSIN KALEMİN DAİMA YAZSIN İLHAMIN HEP ÇAĞLASIN GÜLEN YÜZÜN HİÇ SOLMASIN SEVGİLERİMLE
Ne güzel aşk hikayesi.
Elinize sağlık.
Anlamadım neydi bu,
Kimdin, neydin anlamadım, anlayamadım
Anlamak gerekmezmiş aşkı meğer
Öyle bir ateşmişki,yakarmış düştüğü yeri
Anlatırmış kendini bir yanık yürek kokusunda.
Dinletirmiş kendini her hasret ezgisinde.
Hayatın içinden ve yaşanan anıların dizelere döküüşü mükemmel,yüreğinize sağlık,sizi okumanın ayrıcalığını yaşadım.Saygı ile...
Hatun kardeşim, güzel ve içtenlik le yazılan bir şiir, anlatım güzel ve mükemmel dizeler, yüreğini kutlarım. hoşca kal. Dost....
güzel bir tanışma güzel bir anlatım yüreginize saglık saygıalırmla yıldırım şimşek
hoş bir tanışma hikayesi...
ne güzel anlatmışsın can...
bu güzel şiiri tebrik ediyor,listama alıyor,on puanı yukarıya iliştiriyorum..
sebgiyle kal...
HAKLISINIZ EFENDİM AŞK ATEŞİ YAKAR VE İNSANI BAŞKA BİR DÜNYAYA TAŞIR. KARİKA BİR ŞİİR OLMUŞ SEVEN YÜREĞİNİZİ SELAMLARIM DOST. TAM PUAN. BİLAL ESEN.
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta