Memo’nun nefesi Fadime’nin boynuna değdiğinde, oda sessizliğini kaybetti. Çay ılıktı, ama ellerin içinde buhar gibi titreşiyordu. Pencere önündeki garağaç, muhabbet kuşunu susturmuştu—çünkü içerideki kıvım daha keskin bir melodi taşıyordu.
Kümesin horozu ayağını yere vurdu, kedi yatakta kıvrıldı. Ahırda eşek, Memo’nun düşüncelerine eşlik ediyordu. Sığır sessizliğe uyuyordu, ama bacadaki duman hâlâ kelimeye benzer fısıltılar taşıyordu.
Fadime yorganı yere bırakmadı, çünkü metin hâlâ yazılıyordu. Memo’nun gözleri “şimdi mi?” dedi, Fadime cevap vermedi—elleriyle nefes aldı.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta