**Ateş ve Rüzgâr**
İlkbaharın en sessiz sabahında, kaderin ince ipleriyle örülmüş bir ânın içinde karşılaştılar. Zaman, onların gözlerinde durdu; evren, onların nefesinde şekillendi. Birbirlerine bakarken, yeryüzü ilk kez anlam kazandı.
O, sanki yıllardır aradığı bir yankıyı bulmuş gibiydi. Diğerinin sesi, ruhunun en derin yerlerinde çınladı, kanına karıştı, kalbine mühürlendi. Ne dünya ne de zaman, o anın içindeki mucizeyi anlatabilirdi.
Bir fırtına gibi sevdiler. Gökyüzüyle denizin buluştuğu noktada, dalgaların birbirine kavuştuğu gibi... Kalpleri, iç içe geçmiş yıldızlar gibi ışık saçtı. Birinin nefesi, diğerinin ciğerinde yankılandı; biri üşüyünce, diğeri titredi.
Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Devamını Oku
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta