Örs isen, sabit dur. Çekiç isen vaktinde vur.
unutup hüsranları, sardım yumak misali gecenin tellerine
tut ki, düş olup düştün rüyama bilmem nasıl anımsayacağım yarına
gelirler mi geri çağırsam, çileyi yumağından açarak özenle
sandık lekeli giysileri neyleyim yar, hepsini bağışladım
gittiler bizden uzak bilinmezlere, elem/e hasretlere anılara
zaten küf kokuyorlar bak dökülürken pul pul karanlığın içine
hangi balık örtecek ki üzerine, oltada karın doyuracak yemle
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




eğer sandıktaki elbiseler
küf kokmaya başlamışsa
o aşk çoktan küllenmiş
anlaşılıyor ki
beklenen sevgili gelmemiş
Saygılar
tebrik ediyorum.
bu arada benim şiirime yaptığınız yoruma cevap yazma hakkını bana vermediniz. çünkü sadece arkadaşlarınızdan mesaj kabul ediyormuşsunuz. bende buraya yazacağım. okuduktan sonra silin lütfen. (uygun olmayacak çok kabaca olacak ama bunu yazmalıyım.)
-------------------
şiirime yaptığınız harika yorum için çok teşekkür ederim. aslında sizin bakışınızın güzelliğini tarif etmişsiniz biraz da bu yorumda. inanın yorumunuz şiirden daha anlamlı geldi bana. abartmıyorum. çok teşekkür ederim. sevgiyle...
Bu eserin adı bile yeter.Müthiş diyeceğim.Harika bir çalışma.Bazen kelimeler yetmez ya,öyle bir şey.Yüreğinize sağlık.Çok beğendim.Saygılar sunuyorum.
BİR KEZ DAHA GELDİM ŞİİRE ATEŞ GÖMLEĞİ.......BELKİ DE DELİ GÖMLEĞİ....SORARIM SAKALLI DELİYE....HELE BİR SABAH OLSUN....HELAL OLSUN....SAYGILAR
kalp affeder mi bu kadar kolay bilinmez, âh_ı sebepsiz edenleri
sık dokunuşlarında ipliğin geriliyken iğne batışı acısı gergefe
duyulur mu ince sesi alt/üst olurken her delip geçişleri
nakışı çıkmaz ortaya tam bitmeden, dipten atılmamışsa düğümleri
oldu mu tam olmalı, çıkmalı açığa gün gibi resmin demek istedikleri
okunup anlaşılmalı metrelerce öteden, yormamalı gece gözleri
*******
şiirdeki anlatılanlar film gibi.. anılar canlanmış gibi.. eski bir şarkı dudaklarımızda...
sn Cevat Çeştepenin ...arkadaşımın son şiirinde rastladım izinize okuduğum yorumunuzdan çıkarak sayfanızda buldum kendimi yanılmamışım harika betimlemelerle usta bir şiir dostu var burada ..
şiirinizi okuduktan sonra diyebileceğim tek şey iyiki yazıyor olmanız ve biz de okumaktan yana şanslıyız ...tebrikler hanımefendi tam puanımla__
ant müzeyyen başkır
GÜÇLÜ KALEMİNİZİ VE YÜREĞİNİZİ KUTLUYORUM...
SEVGİLER
'kalp affeder mi bu kadar kolay bilinmez, âh_ı sebepsiz edenleri'
bazı şeyleri sebepsiz görürüz ama karşıdaki için önemli bir sebeptir belkide..
Geç te olsa çok güzel bir şiir okudum.. Kutlarım efendim..
Eskilerden bir film gibi.. sevgilerimle canım.. perinur olgun
Sevdanın içinde aldığımız her soluk bir anlam taşır.
Bu anlamlar doğru anlaşıldığında değil ama yanlış değerlendirilmelerinde yüreği bir yerden sıkar ve ateşten gömleği de giydiriverir duygulara ...
Sevgili şairimizin bu güzel ve şiirsel yönden güçlü anlatımı böyle bir iklimin ürünü olsa gerek . Mehtabı uyandırmayacak aheste çekilen küreklerle yol alınan denizlerde esen bir fırtına gibi ...
Kutluyorum , içtenlikle ...
Bu şiir ile ilgili 27 tane yorum bulunmakta