Bakma böyle solgun, böyle durgun, böyle hırpani oluşuma. Nice ışıkları söndürüp, gizli aşklar biriktirdim cebimde. Yanık yemek kokan eski apartmanlarının yoksul odalarında bir kadının her gün acıyla ezberlediği tarifsiz bakışta yaşadım gözümü kırpmadan. Ateş böceklerinin ağlayışlarına dayanmadı yüreğim. Kavanoz dolusu yalnızlığımla besledim her birini. Işıkları sardı kentin paslanmış o soğuk kaldırımlarını. Ve her sabah açan yeni bir çiçeğin son duacısıydım akşama varmadan göçüp giden. Şimdilerde bir çatı katının küf kokan perdesini aralıyorum usulca. Kimseyle konuşmuyorum. Her gece Kül Kedisi gibi değişirken zaman, umut ve sevgi taşıyorum soğuk akşamların, sıcacık sokak çocuklarına. Bakma böyle sus pus ve hırpani olduğuma. Nice uslanmaz ruhların diyarından kaçıp, kendi yüreğimin sarayındayım. Kelebeklerin dualarıyla her gün yeniden uyanıyorum bir Karaca Ahmet sabahına yıkık mezarımda.
hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı.
hiçbir zaman böylesine,
sevip sevilmemişti bu yürek.
yüreğinde bana ve sevgime yer varmı?
yer var mı aşka ve umuda?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta