ATATÜRK ŞİİRLERİ

ATATÜRK ŞİİRLERİ

Sebahattin Kömürlü

Atatürk'ü eleştirmek

aslında Atatürk'ü eleştirmek ben gibi bir zavallıyı elbette aşar.
ne var ki günümüzde adı aydın sıfatı ile donanmış bir çok çapsız ileri geri laf etmeyi kendilerine vazife kabul etmiş ve hiç durmadan toplumu yanıltma uğruna konuşmaktadır.
bunlar denileni anlamak yerine kendi kurguladıkları senaryoyu öyle ustaca oynamaktalar ki, adı açık oturum olan t.v programlarında kendi küme elemanları ulu orta konuşturulmakta. güya tarafsız yayın yapma adına bir de telefon bağlantısı yapmaya kalkarlar. ne var ki telefondaki konuşmacı konuşmaya çalışır, konuşamaz. ekrandaki güçler demokrat ve ilericilik adına mensup oldukları ulusu belirtme gereği duymadan ulusalcı lığa da hakaret ederler. bunlar kelimenin tam anlamı ile ne oldukları belirlenemeyen türlerdir.
adamın biri kalkar hangi Atatürk diye kitap yazma cesareti gösterir. tüm dünyanın tanıdığı, Atatürk'ü tanımamış, utanmadan hangi Atatürk diye soruyor. aslında eleştirmek bir haktır. ancak durup dururken bu ülkenin kurucusuna, (ki o, tüm Sakarya'da, Çanakkale'de, Dumlupınar'da velhasılı bu ülkenin kurtarılmasında tüm emeği geçenleri, şehitleri, gazileri simgelemekte) ayyaş demek saygısızlık ötesinde bir edepsizliktir.
geçen yaz, deniz kenarında bir sohbet esnasında muhatabım, "Atatürk eleştirilemez mi" deyince, kendisine, Atatürk hakkında ne biliyorsun diye sorduğum da, kendisi bana "çok sert ve katı fikirlerin var" dedi. bense kendisine katılmadığımı, şu şekilde açıklamıştım. kişinin bir konu hakkında olumsuz eleştiren taraf olabilmesi için, konu hakkında bilgili olması gerektiğini, Atatürk'ün yaşadığı dönem içinde, yaptıkları ve yapamadıklarına bakılarak böyle bir yaklaşıma var olduğumu, bunu ise 1981 yılında unesco'nun yaptığını ve 1981 yılının Atatürk yılı olarak ilan edildiğini, bu kararın nasıl oluştuğunu sorduğumda, hiç bir şey diyemedi. acı olan şudur ki, insan kolay yetişmiyor. biz vatandaşlar olarak bu hainlerin dedikoduları ile bilgilen miyoruz, kirleniyoruz. bu kirlilik bu hainler tarafından bilerek yapılmakta. ne yazık ki toplum aydınlanmak yerine yukarıda adı geçen sohbete ki gibi yanlışları doğru sanmaktadır.
..

Devamını Oku
Turgut Çakır

Tarihsel gözlerinin renginde büyüdü Başkent

Tarihsel gözlerinin renginde büyüdü Başkent
Saçlarının ay sarısı güzelliği
Gözlerinin çakmak çakmak yanışı
Boydan boya büyüyen bir geçmişin, geleceğin saygınlığı
Beyinlerimize yürüyen sular gibi ak
..

Devamını Oku
Akın Akça

1922'lerde daha cumhuriyeti ilan etmenin hemen öncelerinde 'yeni bir din bulmalıyız' dediğini ve Atatürk Orman Çiftliği'ni
doğa sevgisi üzerine böyle kurduğunu...

Dolmabahçe Sarayı'nda bir küçük geometri kitabı bile yazdığını ve geometri terimlerini (mesela üçgen, dikdörtgen gibi-
üç köşeliyi genişleterek-üçgen) bize kazandırdığını ve aslında okuldayken de ona 'Benim adım Mustafa hadi senin de Mustafa olsun'
diyen matematik hocasının belki de ona bu matematik ve bilim, haliyle de bilimsel düşünme'yi kazandırmış olabileceğini...
Türkçenin akademik zengin bir dil olduğunu da kanıtlamış.
..

Devamını Oku
Vefa Karanfil

Atatürk gelince aklıma…
Bir özgürlük türküsü mırıldanır dudaklarım…
Hiç farkında olmam!
Bir bakmışım arbedeye hazırım…
Natürel bir haldir bu,
Ben, Ata’mın bu ülkeye mirasıyım…

..

Devamını Oku
Kibar Tavasav

Türkiye Cumhuriyetinin şerefli ve ATATÜRK ün büyük ordusu

Kahramanlar,…

ey Mustafa Kemalin kahraman ordusu;
kudretli çocuklar,
yiğit delikanlılar
..

Devamını Oku
Bayram Kaya

76]Mükemmellik algısı, hata ve kusurların içinde girişecek bir duygu doğmasıdır. Gelecek halin adım adım oluşturulması ile ancak olasıdır. Değilse mükemmellik geleceği bilir olmak, ona uygun şablonlar var edebilmek değildir. Böylesi şabloncu mantıkla bakıp, Atatürk'ten için, şunları bunları yapamadı diye; bir hukukçu, bir filozof, bir toplum mühendisi vs gibi görüp; bir yığın maharetleri ondan bekler olmanın mantığı ile yargılamak, tam bir bilmezliktir, insafsızlıktır. O günün mevcut bilimsel donanımlı kadrolarının, süreçsel akışında, bu güzellik çıkmıştır.

Eleştiren (güya aydın) ile, eleştirilir (Atatürk) olan ikiliden birisi (Atatürk) kendisini Dünya'ya tanıtmış; kendisinden söz ettiren bir eylemselliktir. Diğer laf simsarları ise güncel seyir içinde, korunmacı himayelerle; televizyonlara çıkarılır olan kimselerdir. Ya da has bel kader şekilde erkte olmasalar; insanlar onların yaşayıp yaşamadıklarını dahi bilinemeyecekleri denli, tek kale oynayan, sıradan bir akademik, alelelade vaka yaşamsallık dırlar. İşte bundandır ki, bir eleştirinin eleştiri olbilmesi için, farklı düzlem de, denkliklerle, ama aynı paralellikte benzerlikleri içerir olmasıyla haklılık kazanacaktır. Değilse, şairin dediği gibi: 'Hey ağalar zaman azdı/Düşmüşe il üşer oldu/ Küllükte yatan eşek/ Koçla yarışır oldu' (Gevheri)

Eleştirellik, söz gelimi aynı zaman dilimi içindeki ve benzer koşullarını yaşamış olan dünya çapındaki kişilerle, Atatürk kıyaslanarak, yanılgı ve yanlışları ortaya konabilirdi. Değilse Atatürk zamanındaki günceliğin rutin, muhtemel olası yol kazaları haksızlıklarını ve kimi kez olmuş hukuksuzluklarını, bu günün gözlüğü ile bakıp yargılamak, bundan kendi başarısızlıklarınıza da, zımnen dayanaklar çıkarmak olmamalıdır!

Haklı olabilmeniz için eleştirmek için Atatürk gibi vatan kurtarmanız, devlet inşa etmeniz de, gerekmez. Sadece anınızda ve alanınıza ilişkin sözü dinlenir olmanız, yeterlidir. Alanınıza ilişkin, ülkenin geçmişte veya günümüzde yapması gerekişte yapılaşamamış olduğu, ya da aksak yapılaşmış olduğu, yenileştirmelerini; eleştiriler içinde söylersiniz. Ama bunları da nedenleri ile belirtirsiniz.
..

Devamını Oku
Kibar Tavasav

ATATÜRK'ün büyük ordusu

Türkiye Cumhuriyetinin şerefli ve ATATÜRK ün büyük ordusu



Türkiye Cumhuriyetinin şerefli ve ATATÜRK ün büyük ordusu
..

Devamını Oku
Abdullah Atay

'Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.'
Mustafa Kemâl Atatürk

Yarınlar yeni kuşağın, yeni kuşak ise öğretmenlerin eseridir.
Ulusların medeniyet seviyesi, öğretmene verilen kıymetle ölçülür.
Çağdaşlığa ve barışa gönül verip,Atatürk’ün izinde yürüyen eğitim ordusunun vefakâr neferlerinin öğretmenler gününü kutlar; görevi başında şehit olan öğretmenlerimize Allah’tan rahmet dilerim…

..

Devamını Oku
Yıldırım Öğretmen

ATATÜRK İLKELERİ

Çağdışı fikirlerin olmaz meyvesi sonu?
Dinle bak anlatayım sana Atatürk yolu.
Açıldı mı? Bayrak bayrak Atatürk ilkeleri
Kesilir karanlığın cehalet denen kolu

..

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Bugün 19 Mayıs Bayramı, Gençleri görüyorum alanda
Tümü gürbüz ve şen sanki Atatürk konuşuyor karşılarında.

Büyük Atatürk oturmuş onur köşesine onları seyrediyor
Gençlere gülümseyip “Gelecek daima sizlerindir” diyor.

O yılları düşünün ne boşuna savaşlar, ne umutsuz yıllar
..

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Her fabrika da kapatılıyor:
: İhtiyaca karşılık veremiyorsa. İhtiyaç, iş kapasitesi gereğine karşılık veremiyorsa.
: İş kapasitesi, gerek insan doğasına, gerek coğrafyanın doğasına, gerekse toplum doğasına, yani doğa toplamına karşı tehlike arz ediyorsa.
: Doğa toplamı, vatan varlığı ve bütünlüğünde ilkesi ve ülküsüne suç tetikleyerek darbe gereğini zorluyor, zorlandırıyorsa.
: Vatan varlığı ve bütünlüğünde, bağımsızlık hukuku yaralanıyorsa, vatan kapatılıyor…

Durduk yere vatanlara saldırmanın alemi ne sorusu zamanında sorulup, zamanında çözümü düşünülüp, müdahale edilmeli… Bunun değişik yöntemleri olabilir, kapatma bunlardan biridir sadece…
..

Devamını Oku
Nafi Çelik

Biz bu Cumhuriyeti, öyle kolay kurmadık,
Can verdik misli misli, şahadete doymadık...

Yedi başlı ejderha, kükrese de göklerden,
Allah-u ekber sesi, geliyordu her yerden....

Yüzbinlerce Mehmedin, arşa yükselen sesi,
..

Devamını Oku
Turgay Ata

Deniz mavisi gözlerinde yol aldım….
Yelken açtım okyanuslara...
Yürüdüm çağdaşlığa.
Atamda buldum kendimi…
Dimdik yürüdüm, eğilmeden bükülmeden.
Atatürk gibi, Türk gibi.

..

Devamını Oku
Mürsel Adıgüzel

Sayın Başkan,
Saygı Değer Meclis üyeleri,
Değerli Bürokratlar,
Sözlerime başlamadan, hepinize saygılarımı sunarım..
Bilindiği üzere, bu gün Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 9.05’e, aramızdan ayrılışının 68. ölüm yıldönümüdür. Bu gün yurdumuzun her yerinde ve dış temsilciliklerimizde, şanlı bayrağımızın yarıya indiği gündür. Bu günün anlam ve önemi yurdumuzun her biriminde ve dış temsilciliklerimizde anılmaktadır. 10. dönem İl Genel Meclisi Üyeleri Olarak Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ulusumuz için canını seve seve veren gazi ve şehitlerimizin manevi huzurlarında saygı ile eğiliyor, minnet duygularımı bildiriyorum.
Sayın Başkan,
Atatürk’ü yıllarca yas tutarak anmak değil, O’nun yaptıklarını bilmek, öğrenmek, anlamak ve uygulamaktan geçer.Hele hele dünyamızın içinde bulunduğu bu acımasız ortamda, O’nun düşünce ve fikirlerine daha çok ihtiyaç duymaktayız. Atatürk’ün ön gördüğü ve işaret ettiği ilkeler geçerliliğini yitirmemiştir. Günümüzde de bu ilkelere ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.
..

Devamını Oku
İhsan Hasan Kaya

Yirmi altı Ağustos bin yetmiş bir tarihinde,
Komutanın Anadolu’ya girişi olur zihninde.
Hiç gurur yok ki, boynu sanki yerin dibinde.
Alparslan atıyla Anadolu’ya giriyor en önde.

Malazgirt ile Anadolu’nun kapısı bize açıldı.
Bu Türkler sayesinde barış tohumları saçıldı.
..

Devamını Oku
Recep Uslu

Konuya nasıl başlamalıyım, nereden başlamalıyım kararsızım. Çalıştığım dönemlerde gerek milli bayramlar, gerek dini bayramlar yalnız bizim için varmış ve yalnız biz kutlarmışız gibi büyük bir heyecan ve zevkle işimizi yapardık. Şimdi ise bazılarına katılıyorum bazılarını ise seyrediyorum.
10 Kasım 2008 günü ise büyük ve eşsiz önder Atatürk’ümüzün ölümünün yetmişinci yıl dönümü. Ağlamak için değil özür dilemek için törenlere katıldım. Önce askerlerin, öğrencilerin, daire müdürlerinin, sivil toplum örgütlerinin vilayet binasında yapılan törenindeydim. Büyük bir coşku vardı. Siren sesleri ortalığı inletti. Görevimizi yapmanın huzuru ile yeni Cuma camisinin önündeki parka oturduk. Saat onbirde İzmit Atatürkçü Düşünce Derneğinde yapılacak olan basın açıklaması için saatın geçmesini bekledik.Zamanı gelince oraya gittik.İzmit Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Sayın Ahmet beyin morali bozuktu.Basın açıklaması sırasında, yaptıkları törende kimsenin olmadığını, ne seçilmişlerin nede atanmışların törene katılmadığını ve siren sesi duymadıkları gibi hiçbir arabanında korna bile çalmadığını söyleyerek protesto etti. Basın açıklamasını tamamladı. Orada bulunan bir avuç insana bazı yaşananlar anlatıldı, sohbet edildi ve saat onaltıda KYÖD de yapılacak törende buluşmak üzere dağıldık.
Son zamanlarda yaşamadan önce ölmeyi düşünen ve ölünce de Cennet hayal eden benim güzel halkım camileri çok doldurmakta. Yeni Cuma camisi, Fevziye camisi vakit namazlarında bile doluyor yer kalmıyor çok şükür. Anlamadığı bir dille anlamadığı bir dini yaşayan vatandaşım yaşamayana da yan gözle bakıyor ve kendinden saymıyor. Ben anlayarak yaşamaya çalışıyorum. Burada kendimi övdüm gibi geldi. İkindi namazına gittim. Namazımızı kıldık. İmam efendi namaz sonunda Kuran’ı Kerimin tamamını okuyarak bitiren yani hatim eden birinin duasını yaparak amin dedirtiyor. İslam dinini kurucusu Hazreti Muhammed’den başladı sayıyor. Camiden gelip geçenler, hocalar, hacılar ruhlarına…..ben heyecanla bekliyorum “ ha şimdi diyecek bu gün on kasın Atatürk’ün ölümünün yıl dönümü ona da fatiha okuyalım” uzattıkça uzatıyor, ama benim beklediğimi bir türlü söylemiyor ve söylemeden de duasını bitiriyor. Hayal kırıklığına uğramış bir vaziyette camiden çıkarken üzülüyorum. Hoş Atatürk’ün onun diyeceği fatihaya ihtiyacı yok ama, her şeyi dinle ölçen halkımın var. Orada bulunan ve Atatürk’ü anlamayan onlarca insanın kafası karışır hiç değilse. Bu ülkede sen rahatça dinini yaşayabiliyorsan Atatürk ve arkadaşlarına borçlusun. İstila altında olsan yaşayabilir misin acaba? Neyin beklentisi içerisindesiniz kardeşim, bu nasıl bir inat.. Atatürk’ün kurduğu bir ülkede yaşayacaksın ve Atatürk’ü tartışacaksın … ilginç doğrusu.
Telefonum kapalıydı, açtım, arkadaşım Süleyman aramış, geriye aradım:
- Beni aramışsın,
- Namazdayken telefonun kapalı, çıkınca aç bari..
- Ben sadece namazda kapatmıyorum, törenlerde de kapatıyorum,
..

Devamını Oku
Halil Çimen

Gizli gizli plan yapıldı handa
Atatürk O hali gördü turnalar
Vatan hainleri istedi manda
Onlar Atatürk’ü yordu turnalar

Üzüldü Atatürk dişini sıktı
Bütün engelleri eliyle yıktı
..

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus'tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin ÖZMEN'dir. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır. Bakanın gür sesi: "Giriniz! " Atatürk'ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler. Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk'ten gelen bir mektuptur bu: "Bay Abidin ÖZMEN, Milli

Eğitim Bakanı..." Abidin ÖZMEN zarfı özenle

açar ve mektubu dikkatle okur: "Yaver Bey'le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukları, uygun göreceğiniz bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırın..." Bu, Atatürk'ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan ÖZMEN, Orta Öğretim Genel Müdürünü çağırtır ve şu direktifi verir: "Yaver Bey'in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız ve bu çocukların Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının veli ve ödeyen hanesine Atatürk'ün ismini yazdırarak bana getiriniz." der. Bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin ÖZMEN de kısa bir mektup yazarak Yaver Bey'le Atatürk'e yollar. Mektubun içeriği şöyledir:
"Muhterem Atatürk, Yaver Bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım. Ancak, arkasında Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için; bu çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki çocuğunda emirleriniz gereği Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları ek'te takdim ediyorum..."
Atatürk bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü'ye telefon ederek: "Bak senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı." diyerek olayı anlatmış. İnönü, Bakan adına özür dilemiş. Atatürk: "Yok! demiş özür dileme. Çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve doğruyu gösterebilse. "
..

Devamını Oku
Selim Temiz

Zebur Tevrat İncil ve en mükemmel kitap Kuran-ı Kerim
Dört kitap ve kırk peygamber demektir Müslüman İslam
Tüm dinler doğrudur çünkü yaradanı arar yaradanı Allah
Allah Muhammed Ali sevdalısı Türkiye demektir Alevi Sünni

Oruç zekat namaz hac ile yürekten meleklere iman İslam
Allah için yapacak ve karşılıksız tapacaksın yürekte iman
..

Devamını Oku
Abdulkadir Azaklı

Cumhuriyet bayramı millete kutlu olsun.
Seksen altıncı yılda yürekler sevgi dolsun.
Sevelim sevilelim mutluluk bizim olsun.
…Cumhuriyet, bizlere özgürlüğü getirdi.
…Büyük Türk milletini olgunluğa erdirdi.

Atatürk ölmemiştir gönüllerde yaşıyor.
..

Devamını Oku