Sene bin altı yüz seksen üç, Viyana’da
Osmanlı yenildi şu malum kuşatmada!
Sonra neler oldu iki buçuk asırda?
Zafer yazamazken savaş meydanlarına
Daha yüz doksan sekiz yıl var doğmasına…
Sene bin altı yüz doksan dokuz yılında
Kötü bir antlaşma yapıldı Karlofça’da.
Kimler vardı kaybedilen bu topraklarda?
Osmanlı veda ederken Macaristan’a
Daha yüz seksen iki yıl var doğmasına...
Yıkım var bin yedi yüz yetmiş dört yılında;
Osmanlı çok küçüldü Küçük Kaynarca’da!
Karadeniz artık çıkarken Türk Gölü’nden
Hele Türk vatanı Kırım giderken elden
Doğmasına fazla var, yüz küsur seneden…
Sene olunca bin sekiz yüz yirmi dokuz;
Karadeniz’in kuzeyinde artık yokuz!
İmza ederken Edirne Antlaşması’nı
Ve Yunan kazanırken bağımsızlığını
Görün annesinin daha doğmadığını.
Sene bin sekiz yüz yetmiş sekiz Berlin’de;
Romanya, Sırbistan, Bosna artık yok elde!
Karadağ, Bulgaristan, Doğu Rumeli de...
Kıbrıs gitti kiralık, artık İngiliz’de...
Mustafa üç yıl sonra doğdu Selanik’de!
Buraya kadar artık geçelim bir özet:
Dünkü vilayetler olurken birer devlet
Mustafa henüz doğmadı, bakın bir zahmet?
Ailesi de henüz yönetmemiş devlet…
Şimdi söyleyin sizce nedir bu husumet?
Dünkü vilayetler tek tek devlet olurken
Nasıl başarmışlar, daha devlet değilken?
Artık bunları bir sorun masal dinlerken!
Artık anlayın şu Sakarya Zaferi’ni
Ve yüz yıllık devlet Yunan’ı yendiğini!
Batı bilimde teknikte hep gelişirken,
Üretim çok zayıftı, mahrum vergilerden,
Saray da borçlanıp yemişti bol keseden!
Borçla saraylar yapıp keyfini sürerken
Osmanlı maliyesi çıkmıştı kontrolden...
Hem büyük savaşlar hem kapitülasyonlar
Çökertmiş Osmanlı’yı, karışır hesaplar.
Neler olmuştu bin sekiz yüz seksen birde?
İmzalanmıştı şu Düyûn-ı Umumiye;
Ve alacaklılar el koydu hazineye!
Bakın, gitmişti elden mali bağımsızlık!
Sanki olmuş yarı sömürge, görün artık!
Halk fakir, devlet maliyesi hepten batık!
Nerede Mustafa bunlar yaşanıyorken?
Vallahi doğmuşsa o bakıyor beşikten…
Doğmuştu Osmanlı’nın en zayıf asrında!
Tarih sahnesine çıkmıştı son on yılda!
Ne nazır, ne sadrazam, olmadı hiç başta!
Bir de uzak kalmıştı ittihatçılara
Ve cephelerde girmişti çok savaşlara!
Ayrıca ihanet etmedi Osmanlı’ya!
Ne var ki payitahtta umut kalmayınca
Koştu Milleti’ne, doğru Anadolu’ya!
Ve Sakarya’da, Afyon’da tüm meydanlara
Şanlı zaferleri yazdı asırlar sonra!
İki buçuk asır toprak kaybedenlere
Ve vatanı işgalde teslim edenlere
Dendi hep “Ulu Hakan” ya da “Mağdur Hakan”.
Devamı da var; hep birlikte “cennetmekan”
Güzel hurilere kavuştular doğrudan(!)
Utanma, ar haya yok, şimdi bu dil nece?
Sıra şu toprak kurtaranlara gelince
Hep birlikte dediler: “Az aldılar ulan(!)”
Üstelik cehenneme attılar, yok ünvan(!)
Bunlar hep boş sözler, zaferdir elbet Lozan!
Pendik/09.11.2022
Mustafa Bulan
Kayıt Tarihi : 9.11.2022 22:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!