Hani ölmüş kanatları kırılmıştık küller dağlara atılmıştı.
Savruluyorduk son tahlilde gırma ganatları gonca gülün hey gelincik tarlası hey.
Türkülerini dinleyerek büyümüştük oysaki.
Neden pervasız insanlar neden hep gökkuşağı uzak.
Unut o yazları dökülen gözyaşlarını unut küçük bir Asya düeti hayal et.
Nakaratlar sevgi olsun o vakit penceremde lila renkli çiçeklerimde öyle.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken



