Mevsim yaz ya; gülümseyerek yandı yeşillikler güneşe.
Acı bir aldanıştı bu; belki de her yıl yinelenen bir aşk hikayesi.
Doğanın doğal olanını sevmişim belli ki; o yüzden önemsiyorum mevsimleri
O Yüzden gözlerime değiyor doğanın realitesinden mütevellit resimler.
Adımın üzerine adını kazıyacağım hiç bir sevgi gerçek değil.
Hayal deyip geçemem ki, gerçek denilen hiç bir şey gerçek değil.
Eğilmeye çalışılan başım, gözlerimden damlayan yaşım, halime sözde üzülen arkadaşım, kestiğin roller gerçek değil.
Ah! içki masalarında gerçek sanılan dostluklar, kancık gülümsemelerinin üzerine atılan sahte kahkahaları görmez mi gözler?
Nerede akşam ki masada verilipte unutulan sözler.
Ben dahil iki kelam yazıp bir çekirdek yiyip, sonra süzülen, timsah gözyaşlarını şiirlerin kitalarina ekleyip sözde üzülen kendine şair sıfatını yakıştırmayana bozulan, aferin budalaları.
Ters akmıyor nehirler, ne yazık ki aşktan yanmıyor şehirler.
Yazın ortasını bağ bozumu mu sanırsın gönlüm.
Henüz açmaya yaslanmış dalına yaz gülü.
Sen var ya gönlüm, hiç kural tanimazsın, esince başında kaçak yelleri, ifşa edersin ne varsa, ilk önce kendini.
Ne kadar isyan etsen de, biçare cansın, değiştiremezsin gecenin rengini.
Vakit uğrarken akşama doğru; etrafın kalabalık olsa da, yalnızsın işte aynı doğduğun gibi.
Bir tarafın hüzün bir tarafında isyan var.
Gülümsemek istiyorsun bir nebze, gözlerinin içinde aslında söylemek istediğin son cümle.
Yine de söyleme, gözlerinin içine cuk oturmuş.
Orada kalsın!
O son cümlede sen varsın. İşte, kendince orada sen asl olansın.
Kayıt Tarihi : 3.6.2022 18:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!