İmdat, ne olursunuz, imdat!
Yanıyorum, ıstırap içindeyim.
Nasıl bir özlemse, dayanılmaz,
İnanın ne olur, ama inanılmaz.
Yemin ederim ki aşk bu, başka değil.
Çare söyle, çözüm üret, birazcık eğil.
Aşığınım, çaresizce yanarım,
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla



