Aşkın Yakalanış İlahisi

Dünya Yükünün Hamalı
1093

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Aşkın Yakalanış İlahisi

Bakışlarımız düştü bir an aynı noktaya,
O anda sustu dilim, yandı cümlelerim.
Bir sessizlik ki ağır, bir sır ki söylenmeye,
Beni benlik perdesinden soyunduran emir.
Yakalandım, Nihâl, “Bu nedir?” diye sordu gözlerin,
Savunmasız ve çıplak, özümün ifşası;
Kontrol bir rüzgar gibi uçup gitti elimden,
Saf aşkın, yalın hâlin, beklenmedik yası.

Sesim yumuşadı ansızın, bir su gibi aktı,
Düşündüğüm sözler hep geride, uzakta kaldı.
Parmak uçlarımızın küçük bir rastlaşması,
Kainatta yankılanan bir davula döndü.
Yakalandım, bedenimle, nefesimin kesilişiyle;
Sır perdesi yırtıldı, kalbim ağzıma geldi.
Bu bir itiraf değil, bir açığa vuruluş hâli,
Yolunu şaşırmış ruhun, senin iklimine geldi.

Utanmadım, şaşırdım; pişman değil, üryanım.
Sakladığımı sandığım ne varsa, hepsi ayan.
Aşkın otantik dili, sezgisel patlaması,
Manevra yok, kurgu yok, sadece bu yalın an.
Yakalandım, Nihâl, duygunun ta kendisiyle,
Saf bir cevher olarak çıktı ortaya şimdi.
Bu, arkadaşlık değil, daha derin bir izdir,
Ruhun senin ruhuna yazdığı gizli şiir.

Sözler sustu, beden konuştu; bu bir metafizik hâl,
Mistik bir tecelliydi, ânın içine düşmek.
Senin varlığınla tutuşan bu derunî erotizm,
Zarafetle yanan, tutkunun en şiirsel ateşi.
Yakalandım, iradem geçti, duygu beni geçti,
Maskem düştü, kalbim açıkta, bir yaprak gibi titrek.
Bu yakalanış, aslında bir kurtuluş oldu bana,
Senden bir parça olmanın, ilahî ve derin şarkısı.

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 23:04:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!