Sen aşksın; Çünkü sen her taraftasın sağımda,solumda,arkamda,karşımda.Ne yana dönsem her yanda sen varsın.
Sen aşksın; Çünkü sana yürüyorum,önüme çıkan hiçbir sapak,hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni.Yürümenin en zor olduğu yol bu belkide.Hiçde şikayetçi değilim bu yolda yürüdükçe mutlu oluyorum.
Sen aşksın; doğa her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa,benim kuralımda,kanunumda sensin.
Sen aşksın; çünkü paylaşacağımız daha çok şey var.Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte koklamak,sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sen aşksın; ve ben seni özgürce seviyorum bir kadının hakkı olduğu gibi.Seni azizler adına seviyorum,nefesimi tutarak.
Sen aşksın; ben bu aşkı istiyorum.Aşkın akışına kapılıp,hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.
Sen aşksın; seni yeniden bulmak ve birdaha kaybetmemek istiyorum.Kokunu içime çekmek,teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Çok güzel betimlemeler şiire güzel bir tad eklemiş...Bunda şairin farkı olmalı diye düşündüm.Aşk adına titremiş kalemi Belkıs arkadaşımın.Tebrikler.Ant+10
İtiraf edeyim ki; şiiri okudukca damağım kurudu, nabzım hızlandı, kalbim gümbür gümbür attı. sahi söylüyorum muhteşem yazmışsın, bu şiiri hakeden şahsı kısmanmamak elde değil..
yüregiyin gücüne kuvvet Belkıs hanım.
DİĞER YORUMCUYA KATILIYORUM BÜYÜK DUYGU YOĞUNLUĞU YAŞAMIŞ ŞAİRİMİZ İÇİNDEN NASIL GELİYORSA ÖYLE YAZMIŞ TEBRİK EDERİM.SAYĞILARIMLA
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta