Tanrının ruh vermeyi unuttuğu bir gül gibiydi güzelliğin,
Güzelliğini her hatırladığımda nergis çiçekleri gelirdi aklıma.
Aynalardan yansıyan bir sevdanın yok olup gidişini hatırlatırdı,
Ölümsüz bir aşkın sureti ile yaşayan yüreğim kanardı.
Hüzünlenirdim, gözlerim dolardı, ağlardım.
Gece üzerime çökerdi,
Karanlıklarda şebboy çiçeğine benzeyen kokunu arardım,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta