Sükut büründü dilime, her hecemde bin keder var,
Gönül yıkık bir virane, içinde hep sonbahar var.
Uçmak isterim göklere, kanadım kırık dökük,
Bahar bekleyen ömrümde, bitmeyen bir ah-u zar var.
Diken sarmış yollarımı, menzilim O’na varır,
Gönül bu dünya kirinden, ancak aşkla arınır.
Lal olmuş bu dertli dilim, "Allah" der içten içe,
Ruhum fani gölgelerden, Hak nuruna sığınır.
Feryadım sessizliğimde, O duyar her ahımı,
Rahmetiyle sarsın diye, arz ederim günahımı.
Bağrıma bastığım taşlar, O’nun aşkıyla erir,
Zikriyle aydınlatırım, bu karanlık sabahımı.
Yüküm ağır, yolum ince, tek sığınağım Sensin,
Bu yaralı gönlüme Sen, en mukaddes dermansın.
Sırrımı Sana açarım, Senden gayrı kimim var?
Sen istersen bu kulun, her dem nura boyansın.
Derya olup coşsa gönül, her damlası Sana akar,
Bu aşkın mukaddes nârı, cümle masivayı yakar.
Mahzun kalsa da bu beden, kalbim söyler adını,
Kul kapına geldiğinde, Mevla rahmetle bakar.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 10.2.2026 13:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!