Ulan senin yüzüne bakınca, dünya denen şu koca curcunanın bütün dertleri çekip gidiyor be kadın…
Sanki içime rakıdan daha sert bir şey doluyor, bir bakışın yetiyor bana, başka şeye gerek kalmıyor.
Gözlerin var ya, öyle laflarla anlatılmaz; adamın ciğerine işler, sigarasını söndürür, kahkahasını yarım bırakır.
Ne şiire sığar, ne kitaba, ne de şu koca koca laflara; kısacası gözüme girince dünya güzelleşir, kafam güzelleşir.
Aşk dediğin işte budur: kuralını bilmez, kanun dinlemez, yasaya sığmaz;
senle oturur meyhaneye, sabaha kadar içer, sarhoş olur, sonra da dimdik yürür sokaklarda.
Ben seni öyle seviyorum işte: Delikanlı gibi, gözümü budaktan sakınmadan, içimden geldiği gibi,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta