Ulan senin yüzüne bakınca, dünya denen şu koca curcunanın bütün dertleri çekip gidiyor be kadın…
Sanki içime rakıdan daha sert bir şey doluyor, bir bakışın yetiyor bana, başka şeye gerek kalmıyor.
Gözlerin var ya, öyle laflarla anlatılmaz; adamın ciğerine işler, sigarasını söndürür, kahkahasını yarım bırakır.
Ne şiire sığar, ne kitaba, ne de şu koca koca laflara; kısacası gözüme girince dünya güzelleşir, kafam güzelleşir.
Aşk dediğin işte budur: kuralını bilmez, kanun dinlemez, yasaya sığmaz;
senle oturur meyhaneye, sabaha kadar içer, sarhoş olur, sonra da dimdik yürür sokaklarda.
Ben seni öyle seviyorum işte: Delikanlı gibi, gözümü budaktan sakınmadan, içimden geldiği gibi,
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta