Ruhunun gözleri
Ne çok hüzün doğurmuş
Ben yurdunun göğünü
İrili ufaklı bulatlar doldurdu
Kalp ateşinden çıkan
Şu taze bulut banaymış
Adını ''Gül Yanığı'' koymuş
Zaman ayrılığa dikiş tutturamadıkça
Hasretin, boylu poslu dağı olmuşum
Ay saklandı
Yağmur başladı
İçimiz yüzümüze boşalıyor
Bir çift yaprak yanağımız
Dicle ile Fırat
Avuçlarımıza akıyoruz
Bu yol duaya mı gider
Toprağa mı bilmiyoruz
Akıp gidiyoruz
Çağladık
Sular da uyur
Dünyanın ağrı kesicisi toprak
Ne çok ağladık
Aşkın neşterinde görünmez kanadık
Toprak ananın kucağına yattık
En çok da
Ruhların ninniye ihtiyacı var
Tatlı bir rüyaya uyandık
Güneşli günler kapıda
Ağır acıların kollarından ala ala
Hatalarıma pişman ola ola
Ruhuma merhametli sevgimle
Kendimi güneşe götüren rehberim...
Ruhun,
En Sevgili'nin
Ben yurduna iyileşmeye bıraktığı
Ağır yaralı emaneti...
Eczanelerde temin edilebilseydi
Tabipler
Ruh yarasına hap değil
Merhamet dolu sevgi yazarlardı...
Bugün
Tanrı misafirim ruhunla
Kuşlara su verdik, selam verdik
Kimisiyle göz göze geldik
Aralarına karışacak
Tanıştırıyorum
Ki ben aynı zamanda kuşlardanım
Ruhun en çok da
Merhamet dolu sevgimi sevmiş
Şifa bulmaya gelmiş
''Son nefesine kadar''
Varlığıma taşıdığı büyük aşkla...
Sevgi Gül İlkan
Kayıt Tarihi : 21.10.2025 01:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sen git ruhun gelsin Espri mi de şuraya iliştireyim dedim 😁 Ruhlar da güler... Ruh, yaralarının kimini Bedenin yaptıklarından Kimini dünya sınavlarından alıyor... Sevgi Gül




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!