Bir eşik ki ortak,
Dönüşü yok geriye:
Hiçbir şey eskisi gibi devam edemez artık.
Açılmak: Söylediğin söz geri gelmez diline.
Bir ah çektin mi, vuslat da hicran da o andan sonra
Rüzgâra karışır; saklanamaz artık.
Yakalanmak: Gördüğün o bakışın ateşi söndürülemez.
Bir anlık temas, bir saniyelik tutuşma
Yüreğe işler; inkâr edilmez, edilemez.
Ve bu andan sonra:
Belirsizlik çöker dünyanın üstüne,
Maskeler yere düşer, yüz yüze kalır iki ruh,
İlişki bir “karar alanı”na girer.
Ya yanıp kül olacaksın, ya da yeniden doğacaksın.
Gözlerinle yakaladın beni, Nihal.
Sözlerimle açıldım sana, geri alınmaz bir itiraf gibi.
Şimdi araftayız: ne eskisi gibiyiz, ne de belli yeni.
Arada, sıratta, ince bir çizgideyiz.
Bu belirsizlik içinde düştü perdem.
Sen de görüyorsun şimdi beni – çıplak, titrek, aşikâr.
İlişkimiz bir divan oldu; ya hüküm yazılacak üstüne,
Ya da sonsuz bir suskunluk…
Mistik bir yol bu: Açılmak da bir teslimiyet,
Yakalanmak da bir ilahi mühür.
Her ikisi de götürür aynı yere:
Gerçeğin, hiçliğin ve aşkın ortasında,
Dönüşsüz bir seçime.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 23:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!