Aşk Suskun Bir İlahidir

Selahattin Yetgin
1613

ŞİİR


34

TAKİPÇİ

Aşk Suskun Bir İlahidir

Tendeki tuz yüreklere dökülünce,
Yüreğin bedendeki gizli ayinidir.
Aşk, bütün sınırların kesiştiği,
Tanımlanamaz, suskun bir ilahidir…

Köpükten kulelerim vardı benim, toprakla örttüm üstünü, sevgileri aldım bir tek içinden. Duygularımı, sezgilerimi, korkularımı ve inançlarımı tıktım kafeslerine. Göğsünün çatal başlarında şehveti duyumsamak isterken gözlerinin bozkırlarında yittim.
Saçlarının dalgakıran uçlarında zemheriler doldu içerime. Serseri bir mayıncasına dolaştım çevrende. Gecelerden tuzaklar kurup, gündüzlerin ufkunda sevdalarımı sundum yüreğine. Hiç sorulmamış nice sorular üretip, hiç söylenmemiş kelimeleri türettim senin için. Mutun ve mutsuzluğun en çözülmez bozgunlarında yaşayıp, yalnızlığın kocaman halkasında günün kederlerinden içtin.
Sevinç bizim için güneşte dinlenen üzümlerin mahzende beklemesidir. Düş diye gördüğümüz nice güzellikler çağlayan bir ırmağın denize dökülüşüdür. Aşk güzelim, o asla tatmadığın aşk, her dokunuşta ölü bir beden gibi durduğun, anlamına ve tadına asla ulaşamadığın suskun bir ilahidir.
Beni iyi anlaman, ya da anlamaya çalışman, ara sıra gözlerini iri iri açman, asla büyüyemeyen çocuk yüreğinle sevdama kafa tutman, yeni bir tutkunun mozaik ışıltılarından başka bir şey değil. Sevdalar hep böyle başlar, ama hep böyle bitmez anlayacağın. Uzun bir kervan gibi güneşte yol almak, yasak sevişmelerin ininden uzak kalmak, bütün zamanların en denklemsiz sevgilerini bir kuşun kanadığını okşar gibi sevmek senin işin değil.
Böylesi bir dostluğun son nefesinde, bir kayığa binmiş kürek çekiyordum aşka. Buncadır hep ayrı dilleri konuşmuş, aynı düşünceleri tatmıştık belki de. Bundan böyle, adını asla koyamadığın ayrılıkların kentinde yaşayacak, geriye asla bakamayacağın yalnızlık yollarının kilometrelerinde aynalar arayacaksın kendine bakacak. Sorgularını yorumlayan dostlar gün inince denizlere, kaçacaklar senden birer birer.
Akrepler kemirirken yüreğini, yeryüzünün bütün tahta köprülerinden geçeceksin sen de gizemin kızı. Yıldızların dansa durduğu karanlık sokaklarda, elindeki kör bıçaklarla saldıracaksın özüne. Sevdanın püfür püfür rüzgarlarında saçların dağılacak, tüm giysilerin savrulacak şafağa doğru koşacaksın. Kelimeleri yıldızlarına yükleyerek nostalji faytonunda dolaşacak, geçmişte kalan bir muhallebicide aşkı arayacaksın.
Çok sır verdim dağlara ben. Acılarımı ağaçlar dinledi toprağa söyledi, toprak kızdı, yıldızlara müjdeledi, yıldızlarıma sor söylesinler sana. Küskün geçen her sabahımda, gecelerin beni saran hüzün yağmurlarında ıslanma bir daha. Birazdan gün yepyeni elbisesini giyer penceremden içeri girer. Beni besleyen acılarımı çekip çıkarırım fırınımdan ve karalarım kahır defterimi.
Evet küçüğüm. Sabredersen büyür yüreğin senin de. Özlemlerinden yeni yarınlar yaratırsın kimbilir. Duvarlarını yıkar, yıkılmış kentlerinden kaçar, düşlerinin bilinmeyen iksirlerini sunarsın seni sevenlere. Bölüşülmüş tüm acılarından kurtulur, aynalarda asla göremediğin gerçeklerle nöbet pansumanlarına durursun.
Kim bilir bir gün, el değmemiş karalarında korsanlar cirit atar, ruhunu dizginleyen, aklını sürükleyen, yüreğini titreten özgür mavilerde kaybolursun belki de. Mantığının köhne duvarlarında kaybettiğin anahtarları aramaktan bitap düşersin. Naftalin sürdüğün mendillere gözyaşlarını silerken aynalara gözün ilişir, masallar ülkesindeki o yaşlı balıkçıya bahçendeki yetiştirdiğin fesleğenleri sunar, sevda sularından hep boş çıkan oltanı denizlere hışımla atarsın…

Selahattin Yetgin
Kayıt Tarihi : 6.5.2005 11:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Pınar Vardar
    Pınar Vardar

    'Çok sır verdim dağlara ben. Acılarımı ağaçlar dinledi toprağa söyledi, toprak kızdı, yıldızlara müjdeledi, yıldızlarıma sor söylesinler sana. Küskün geçen her sabahımda, gecelerin beni saran hüzün yağmurlarında ıslanma bir daha.'

    Aşk Suskun Bir İlah diyorsunuz.....diller lal oluyor ama ya yürek,bir yanar dağ gibi patlamıyor mu,püskürtmüyor mu alevlerini en tepeye,kendi yanarken için için en derinden erirken kilometrelerce uzaktan yaklaşanı bile yakmıyor mu?Bu nasıl bir suskunluk.......

    Cevap Yaz
  • Erkut Ulucan
    Erkut Ulucan

    Okumaktan korkuyorum kendimi kaybederim satırların arasında diye... tek kelime ile muhteşem...

    Cevap Yaz
  • İlknur Tavasav
    İlknur Tavasav

    üstad:bu yazınızla ilk sizin eserlerinizin abonesi oldum.ve açıkcası yorum yapmaya bile gerek duymuyorum .kalem kılıctan keskindir sözü böyle sizin gibi olan yazarlar için söylenmiş bence .hamlede darbede 12 den.yanız bir ricam var .bu yazıyı okuduğunuzda bana dönmenizi rica ediyorum.mesaj yollayamazssanız dahi hakkımda yazılanlar bölümüne bir selam yazı ulaşırım çünkü şu sıra size denk gelemiyorum bir ricam olucak sizden...saygılarımla..._dejavü_(siz aslında başka rumuzumu biliyordunuz...)

    Cevap Yaz
  • Ünal Beşkese
    Ünal Beşkese

    Şiir,çok güzeldi,Fakat,altındaki not,muhteşemdi,Bir romanın,içine damla damla hüzün sızmış özeti gibi...Sizi,hem şair olarak,hem yazar olarak binlerce kez kutlarım,saygılarımla,
    Ünal Beşkese

    Cevap Yaz
  • Mahperi Koç
    Mahperi Koç

    Kaleme çok güzel almışsınız.Tebrikler.Saygılarımla Mahperi KOÇ

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (11)

Selahattin Yetgin