Birinci söyleyen:
bütün hücrelerim bölünse aşka / tapacak kaç tanrı doğar
senden başka boşluğumda
ve bulsan beni şehre uzayan sakallarında
bir ananın sütlü meme ucunda
yumuk avuçlarında bir bebenin
bulsan beni / bir kadının rahmine sarılmış ruhunda
yazılamayan ne kaldıysa aşka dair
onu söylesen bana
hiçliğin sonunda / herşeyin dışında
bana uzun anlatsan da
içinde söz olmasa...
sonra bir sunak yürüse
otursa akşamın kıyısına
elinde benden bir ayna
gözlerinde güz rengi bir yansıma
senden bir tatlı bakış
sunulsa oracıkta çoğulluğumuz
bir tan yeli hafifliğinde
bir kırlangıç teleğini yalar gibi
sunağın alınlığına yazılsak / hayıflansa tanrı bizi gördüğüne...
İkinci söyleyen:
bir şömine terkisinde
alaca karanlık ve ateşin usul elleri
tutup yenilerimizden
şenliğe taşır gibi
bıraksa şiirin ortasına bizi
sonra bir bluzun en serin yeri
çözüverse dilimin düğmelerini
satıp savsam evvel aklımı
bir bir eksiltsem / en mahrem yerinden kendimi
ben salınsam boşluğuna
nasıl anlatırsa rüzgar
davetini bir uçurtmaya
üveyik süzülmesine
bıldırcın baharına nasıl
öyle söylese sevdiğini dilin
kısaca... içime yürür gibi
Birinci söyleyen:
izini sürsen kadınlığımın
yolunu şaşırsa yalnızlık
sonra bütün ağrılar kapı - dışarı
koca kütükler gibi dünya hali
bir yansa, bir yansa oracıkta
seyre çıksa ay
yıldızlar seyre çıksa
sabaha uğurlasa iki çocuğu
aşka dört gözle gülümseyen kapı
alev kıskansa / köz kıskansa
dünya adresini şaşırsa...
bir aynada sevişsek
zaman tanık yazılmasa...
Birinci söyleyen:
bütün hücrelerim bölünse aşka / tapacak kaç tanrı doğar
senden başka boşluğumda? ..
Gülay Garip / Ali Tekmil - 29. 10.2006 - İstanbul / Urla (İnteraktif olarak yazıldı.)
Ali TekmilKayıt Tarihi : 17.9.2008 17:54:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!