İçimde Kalan Ses
ve şimdi
düşünüyorum seni
ya da düşünce mi sensin
ayırt edemiyorum
çünkü bazı aşklar
akılda başlar
aklı yok eder
Aşk
kış var
evet
ama asıl soğuk
içimdeki boşlukta
çınarlar dışarıda değil
bilincimin içinde eğiliyor
dallar değil
cümleler kırılıyor
Aşk
Ali diyorum kendime
ama bu ad bana ait değil artık
çünkü seni sevdiğim yerden sonra
ben başka bir şeye dönüştüm
yarım bir cümleye
sonu getirilemeyen
Aşk
Aşk
adın bir renkti
şimdi bir eksilme
dudaklarımda başlar
kalbimde yarım kalır
söylenmeyen her kelime
biraz daha öldürür beni
Aşk
sen yanımdayken
zaman ilerlemiyordu
çünkü zaman düz değil
bilinçti
ve bilinç
sen gidince
çöktü
Aşk
trajedi
ölüm değil
devam etmek zorunda kalmak
hatırlayarak
aynı düşünceye
defalarca dönerek
aynı acıyı
farklı kelimelerle yaşamak
Aşk
tutku
bir çığlık değildi
bir tekrar
aynı anı
bin kez düşünmek
ve her seferinde
başka bir yerden kanamak
Aşk
şimdi sokaktan geçiyorum
kar yağıyor
ama bu kar
beni örtmüyor
çünkü senin yokluğun
hava gibi
her yerde
Aşk
ve biliyorum
bu aşk mutlu olmak için değildi
o kadar saf değilim artık
bu aşk
bilincimi yaralamak içindi
beni ben olmaktan çıkarmak
ve evet
başardı
çünkü seni sevdikten sonra
hiçbir düşünce
masum kalmadı
Aşk
ve şimdi
aklım susuyor
kalbim konuşuyor
ama çok geç
Joyce’un dediği gibi belki de
hayat
anlaşılmak için değil
dayanılmak içindi
ve ben
sana dayanamadım
Aşk
Gül
adın bir renkti
şimdi bir eksilme
dudaklarımda başlar
kalbimde yarım kalır
söylenmeyen her kelime
biraz daha öldürür beni
Aşk
şimdi sokaktan geçiyorum
kar yağıyor
ama bu kar
beni örtmüyor
çünkü yokluğun
hava gibi
her yerde
bu aşk
beni ben olmaktan çıkarmak içindi
ve evet
başardı
çünkü seni sevdikten sonra
hiçbir düşünce
masum kalmadı
Aşk
Gül susar.
Ah, o susuş!
Nice yeminleri boğan,
Nice cesareti diz çöktüren
O sessizlik…
Bir hançer gibi,
Ama saplanmadan öldüren.
Aşk
Gül’ün gözlerinde bir veda yazılıydı
Henüz ayrılık yaşanmadan.
Ali bunu okudu
Ama inkâr etti
Çünkü insan,
Okuduğu kaderi
Nadiren kabul eder.
Aşk
Ey zaman, sen en büyük yalancısın!
Her şeyi iyileştireceğini söyledin,
Ama en derin aşklara
Sadece unutmayı teklif ettin.
Biz unutmadık.
Biz kanattık.
Aşk
Açık Alan
Kış bu defa içe kapatmıyor,
Aksine alan açıyor.
Çınarlar rüzgârla konuşuyor,
Sanki dünya ilk kez fikrini söylüyor.
Ali, Gül’ü düşünürken
Bir huzursuzluk değil,
Bir açıklık hissediyor.
Aşk bazen derinleşmek değil,
Derinlikten korkmamaktır.
Gül’ün bakışı
Bir davet gibi
Ne zorlayıcı ne çekingen.
Yakınlık,
İki zihnin aynı ihtimali
Gülümseyerek kabul etmesi.
Tutku burada
Bir gerilim değil,
Bir cesaret.
“Buradayım,” demek kadar yalın,
“Ve kalabilirim,” demek kadar güçlü.
Çınarların altında dururlar,
Zaman geri çekilir.
Geçmiş itiraz etmez,
Gelecek acele etmez.
Şimdi, kendine yeter.
Bu aşk
Bir savunma değil,
Bir açılma.
Romantizm,
Duygunun düşünceden
Kaçmamasında saklı.
Ve kış—
Soğuk bir sınav olmaktan çıkar.
Düşüncenin ferahladığı,
Yeni duyguların
Rahatça dolaştığı
Bir mevsim olur.
Ne yıldızlar bu kadar sadıktır göğe,
Ne ay bu denli sabırlıdır geceye.
Biz, birbirine varmak için
Yaratılmış iki cümleyiz sanki,
Aynı şiirde tamamlanan.
Tutku aramızda ateş değildir yalnızca,
Işıktır; yolu gösterir.
Romantizm bir yemin değil,
Her bakışta yeniden seçilmektir.
Ey zaman, merhamet et bu ana,
Çünkü kalp nadiren bu kadar cesur olur.
Ali konuşur ama sesi kendine ait değildir artık,
Aşk ödünç almıştır dudaklarını.
Gül susar
Ve o susuş,
Bütün sözlerden daha kanlı, daha derindir.
Aşk
Ey zaman!
Neden bu kadar zalimsin mutluluğa,
Ve neden acıyı bu denli sadakatle beslersin?
Biz birbirimize geç kalmadık,
Sen erkencisin.
Aşk
Ey kader!
Neden mutluluğu bu kadar kısa,
Acıyı bu kadar ikna edici yarattın?
Biz senden mucize istemedik,
Sadece biraz süre.
Aşk
Belki de bazı aşklar efsane olmak için yaşanır.
Aşk
YILDIZ
Ne yıldızlar bu kadar sadıktır göğe,
Ne ay bu denli sabırlıdır geceye.
Biz, birbirine varmak için
Yaratılmış iki cümleyiz sanki,
Aynı şiirde tamamlanan.
Tutku aramızda ateş değildir yalnızca,
Işıktır; yolu gösterir.
Romantizm bir yemin değil,
Her bakışta yeniden seçilmektir.
Ey zaman, merhamet et bu ana,
Çünkü kalp nadiren bu kadar cesur olur.
Ali konuşur ama sesi kendine ait değildir artık,
Aşk ödünç almıştır dudaklarını.
Gül susar
Ve o susuş,
Bütün sözlerden daha kanlı, daha derindir.
Tutku aramızda ateş değildir yalnızca,
Işıktır; yolu gösterir.
Romantizm bir yemin değil,
Her bakışta yeniden seçilmektir.
Aşk
Düşüncenin Isındığı An
Kış, aklı keskinleştiriyor.
Çınarlar çıplak;
Gizleyecekleri bir şey kalmamış.
Dünya, dürüst.
Ali yürürken fark ediyor:
Bazı duygular kalpte değil,
Anlayışta başlıyor.
Bir fikri sevmek gibi
Gül’ü.
Gül gelince konuşmuyorlar hemen.
Çünkü entelektüel yakınlık
Sessizliği bozmaz.
İki zihin,
Aynı soruya ayrı ayrı bakıp
Aynı yerde durabiliyor.
Tutku var
Ama acele etmiyor.
Bir düşüncenin olgunlaşması gibi,
Zamana saygılı.
Romantizm burada,
Anlaşılmanın huzurunda.
Çınarların altında
Zaman inceliyor.
Geçmiş, dipnot oluyor;
Gelecek, parantez.
Şimdi ise metnin kendisi.
Bu aşk bir sarhoşluk değil,
Bir açıklık hâli.
İki insan,
Birbirine yaklaşırken
Kendinden uzaklaşmıyor.
Ve kış,
Soğuk bir engel değil artık;
Düşüncenin netleştiği bir alan.
Aşk ise
O netlikte
Usulca ısınan şey.
Aşk
Tutku var
Ama acele etmiyor.
Bir düşüncenin olgunlaşması gibi,
Zamana saygılı.
Romantizm burada,
Anlaşılmanın huzurunda.
Çınarların altında
Zaman inceliyor.
Geçmiş, dipnot oluyor;
Gelecek, parantez.
Şimdi ise metnin kendisi.
Ve kış,
Soğuk bir engel değil artık;
Düşüncenin netleştiği bir alan.
Aşk ise
O netlikte
Usulca ısınan şey.
Aşk
Çınarların altında
Zaman kırılgan.
Geçmiş silik,
Gelecek belirsiz ama korkutmuyor.
Çünkü şimdi,
Yeterince derin.
Romantizm bu kez
Bir söz değil,
Bir fark ediş.
“Aşk,” diyor içinden Ali,
“Beni kendimden uzaklaştırıyor,
Daha fazla sen yapıyor.”
Aşk
Gül’ün bakışı davet gibi
Ne zorlayıcı ne çekingen.
Yakınlık,
İki zihnin aynı ihtimali
Gülümseyerek kabul etmesi.
Tutku gerilim değil, cesaret.
“Buradayım,” demek kadar yalın,
“Ve kalabilirim,” demek kadar güçlü.
Çınarların altında dururlar,
Zaman geri çekilir.
Geçmiş itiraz etmez,
Gelecek acele etmez.
Şimdi, kendine yeter.
Aşk
ISI
Kış, dışarıda kalıyor bu kez.
Kar camlarda,
Soğuk kapının eşiğinde duruyor.
İçeri girmesine izin yok.
Ali, Gül’ün adını söylemiyor;
Çünkü adı söylenince küçülür bazı şeyler.
Sadece bakıyor.
Bakış, tenine değmeden teninden içeri giriyor.
Gül yaklaşmıyor hemen.
Bekletiyor.
Bu da bir dokunuş çünkü arzunun en sabırlı hâli.
Çınarların gölgesi sırtında,
Nefesi biraz hızlı.
Aralarındaki boşluk
Bir uçurum değil artık,
Bir gerilim teli.
Ve Ali, Gül’ün sesini hissettiği an
Bedeninin karar verdiğini anlıyor.
Parmaklar buluştuğunda
Dünya inceliyor.
Kar, ateşe dönüşmüyor
Ama erimeyi öğreniyor.
Ten, teni tanıyor;
Sanki daha önce hep buradaymış gibi.
Bu kavuşma acele değil,
Masum da değil.
Ama gerçek.
Tutku bağırmıyor;
Yavaşça içeri sızıyor
Ve kalıyor.
Aşk
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 15:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!