Aşk Şiirleri Hit 5

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7339

ŞİİR


71

TAKİPÇİ

Aşk Şiirleri Hit 5

Sen geliyorsun
beden, soğuğun karşısında bir savunma hattı gibi.
Omuzlarında akıl var,
ellerinde sabır.
Sana dokunmak,
ateşe uzanmak değil,
ateşi terbiye etmektir.
Aşk

Şehir kışa girerken
taş binalar düşünmeyi öğrenir,
pencereler susmayı.
Kar, kaldırımlara düşmez önce,
akla düşer:
“Dayanmak da bir erdem midir?” diye.
Aşk

Tutku, dizginlenirse büyür.
Ama bilmezdi
iki insanın birbirine yaklaştığında
dizginlerin de ısındığını.
Ben seni istiyorum
taşkınlıkla değil,
sebatla.
Geçici zevklerle değil,
kalıcı bir dikkatle.
Aşk

Şehir bizi izliyor;
meydanlar, köprüler, eski saat kuleleri.
Ali’nin sesi dolaşıyor sokaklarda:
“Sevgi, yalnız kalpte değil,
eylemde görünür.”
Bu yüzden
seninle yürümek istiyorum;
kaçmak değil,
birlikte görünür olmak için.
Aşk

Bedenin
kışın ortasında açılan bir cümle.
Ne aceleci,
ne suskun.
Tenin bana şunu öğretiyor:
Haz da bir ahlaktır
eğer sorumluluğunu alırsan.
Aşk

Ey sevgili,
ben seni yalnız arzulamıyorum,
seni savunuyorum.
Zamana karşı,
yalnızlığa karşı,
kolay vazgeçişlere karşı.
Aşk

Kış uzun sürecek.
Şehir sert.
Hayat ikna edici değil.
Ama biz
aklımızla seven,
bedeniyle düşünen
iki insan
aynı ateşi
sönmeden taşımayı öğrendik.
Birlikte yanmak değil,
birlikte dayanmak için.
Aşk

Bedenin,
bir düşüncenin en dürüst hâli olduğunu
ilk kez anlıyorum:
Isınmak ister,
yaklaşmak ister,
susmak ister.
Aşk

Sen geldin.
Bir kavram gibi değil,
bir sonuç gibi de değil
bir zorunluluk gibi.
Elini tuttum.
Bu bir sav değildi,
ama bütün savları susturdu.
Şehir geri çekildi.
Kış,
artık bir mevsim değildi.
Aşk

Aşk,
dünyayı kurtarmaya çalışmaz
ona katlanılabilir bir biçim verir.
Kar hâlâ yağıyor.
Ama artık
üşümek
mantıklı gelmiyor.
Aşk

Seni düşündüm.
Bu bir itiraf sayılmaz
çünkü bazı düşünceler
zaten suçtur.
Aşk

Şehir akşam oluyor,
senin adın gibi ağır.
Sokaklar susuyor,
bir ben konuşuyorum içimden.
Aşk

Bir pencere yanıyor uzakta,
ışığı sana benzetiyorum;
yaklaşırsam yanarım biliyorum
ama karanlıkta da duramıyorum.
Aşk

Gece ilerliyor,
şehir bana seni öğretiyor:
Kalmak zorunda olanların
sessiz cesaretini.
Aşk

Ben,
seni sevmekten başka
hiçbir yere ait değilim.
Aşk

Birlikte susabilirdik,
en çok bunu isterdim.
Aşk dediğin biraz da
aynı cümleyi söylememektir belki.
Aşk

Bir pencere yanıyor uzakta,
ışığı sana benzetiyorum;
yaklaşırsam yanarım biliyorum
ama karanlıkta da duramıyorum.
Aşk

Ellerin yok,
yine de üşümüyorum.
Bu tuhaflığı kimseye anlatamam:
İnsan bazen yalnızlığıyla ısınır.
Aşk

Şehir suskundur;
çınarlar omuzlarında karı taşır
yaşlı bilginler gibi.
Sokak lambaları
geceyi ikna etmeye çalışan
utangaç argümanlardır.
Aşk

Sen
aşk,
bedeninle değil yalnız,
aklınla da yaklaşırsın bana.
Bakışın bir önerme,
nefesin bir karşı-kanıt.
Tenin,
var olmanın en ikna edici gerekçesi.
Aşk

“Sevmek mi, susmak mı?”
Ben susmayı seçerim,
çünkü bazı aşklar
ancak sessizlikte doğru söylenir.
Aşk

Kar yağar.
Her tanesi
“olabilirdi” der gibi düşer.
Umut tam da buradan doğar
soğuğun içinden,
mantığın sınırında
ısınan bir kalp gibi.
Aşk

Ordu’da kış,
aşkı romantik değil,
zorunlu kılar.
Ve ben seni
bir şiir gibi değil,
bir hakikat gibi severim:
kanıtlanamaz,
ama inkârı imkânsız.

Ordu’da kış
denizi düşünmeye zorlar insanı;
dalga dediğin şey
bir fikrin sabra çarpmasıdır belki de.
Ben seni böyle öğrendim:
Mantığın sustuğu yerde
kalbin ilk cümlesi olarak.
Aşk

Aşk yağmıyorsa
şehir sadece taştır,
insan yalnızca yürüyen bir itirazdır zamana.
Aşk

Şehirde kar yağarken
anladım:
Umut, beyazdır ama saftan değildir;
üstüne basılır,
iz bırakır
ve yine de erir
sevmenin sıcaklığında.
Aşk

Eğer aşk olmazsa
zaman sadece geçer,
ama yaşanmaz.
Cümleler yüklemsiz kalır,
insan kendine inanmayı
erteleyen bir taslak olur.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 16:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!