İrfan sahibiysen sus... Sabret ki muradın ardı sıra gelsin. Ümit; dağların eteğinde değil doruğundaki kara denirmiş. Öyle hemen erimezmiş. Dün aldığın nefes, bugün sana dönmezmiş ama aynı burun hep yerinde, aynı kalp ve ciğer hep yerinde durur... Kainatı dolaşsan baştan başa vefa, sahibinden öteye gitmezmiş... Sen eğer vefa sahibiysen, zillete başeğdirmezmiş sahip olduğun hasletlerin... Kiracı olduğun aşikar unutma... Hem bedende hem dünyada hemde yerleştiğin her kalpte... Bir gün pılını pırtını toplayıp ya sen gidermişsin, yada kapı önüne koyarlarmış.. Elin elinden ekmek yemek, ele mihnet etmekmiş.. Eğer elin varsa rızkını kendin koparabilmeliymişin.. Yada rızk sahibi önüne ne uzatırsa şükretmelisin.. Eğer Mevla sana iki ayak üstünede iki bacak verdiyse, üzerinde durmasını becermelisin.. Yoksa koltuk altlarına girmek isteyen çok değnekler olabilir... Dostlar mı? ? fazlası zararmış azı karar... Şükür senin hazinendir, şükredersen her kapı ardına kadar açılır... Ve en sevdiğin hep kendinmiş ve ne kadar kendini seversen o kadar uzaklaşırsın hatadan... Kimse kendini ateşe atmak istemez..
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.



