Türkü olup dağıldım Toroslar’a
Ayboğazı’nın kayalıklarından,
Döküldüm Göksu’ya
Coştum, duruldum, çağladım.
Bolat yaylasında,
Antik bir tiyatroda aşk oyunu vardı.
Geceydi, dolunaydı,
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




ne kadar güzel bir anlatım doğayla birlikte aşkın tarifini yapmışsınız hemde fefkalede bir anlatımla şiir bu bence
harika.
Düşlere daldım
Bir ulu ardıcın gölgesinde.
Bir esintiyle geldi gülüşün.
Haydi sevdiğim, diyordun,
Kollarını boynuma dolayıp.
“Dağların koynuna girmeden dolunay,
Birlikte izleyelim şu oyunu.”
Çok güzel dizelerle doldurulmuş şiir bohçanız ruhumu aydınlattı, teşekkürederim. Sağlıcaklakal!!
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta