Aşk: Rasyonaliteyi Aşan Bir Tutku mu, Anlamlandırılamayan Bir Varoluş Hâli mi?
Aşk, tarih boyunca felsefi, psikolojik ve sosyolojik açılardan farklı biçimlerde tanımlanmaya çalışılmış; ancak hiçbir zaman yekpare bir tanıma indirgenememiştir. Bu nedenle, aşkın bir "delilik" ya da "hastalık" olarak nitelendirilmesi, çoğu zaman onun rasyonel dünyaya sığdırılamayan doğasının bir yansımasıdır. Öyle ki, bir insanın aşk uğruna mülkünü, zamanını, hatta hayatını feda etmesi, dışarıdan bakıldığında irrasyonel bir davranış gibi görünse de, bu tür davranışların altında derin bir varoluşsal anlam arayışı yatmaktadır.
Aşkta nesneye yönelen arzunun ötesinde, kişinin kendi iç hakikatine ulaşma çabası da vardır. Birine dokunabilmek, onunla zaman paylaşabilmek, yüzüne bakabilmek gibi eylemler; sadece fiziksel temasın ötesinde, bireyin kendi benliğiyle kurduğu ilişkide dönüştürücü bir rol oynar. Bu bağlamda aşk, sadece bir başkasına yönelmiş duygu değil, aynı zamanda kişinin kendi sınırlarını aşma ve kendilik bilinci inşa etme sürecidir.
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
emeğinize sağlık hepsini okuyamadım ama büyük emek var belli
teşekkür ederim kardeşim
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta