Aşk mı? Şiiri - Ceyhun Kuburlu

Ceyhun Kuburlu
50

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Aşk mı?

Aşk mı?
Sabah uyandığınızda yüzünüze çarpan rüzgarın şiddetiyle beyninizin sıcak bir tonla uyuşmasıyla başlayan ve, bir an önce toparlanıp Mutlulukla bir ilgisi olan kahvaltınızı bile yapmadan kendi mutluluğunuzun o olduğunu düşünerek kendinizi sokaklara atarsınız bir an önce. Yollar uzar ellerinizin içine sabunlu suyun içinde kayar gibi yüreğinizi alırsınız, artık ritmik hareketler yoktur göğüs kafesinizin altında artık imkansızdır sizi durdura bilmek, olur olmaz karnınız acıkır, iştahınız kapanır yüzünüz şekilden şekile girer hüzünlü olursunuz durup dururken, güldünüz mü kıskandırırcasına, ağlarsınız gözlerinizde o varken olup olmayacak şeyler gelir aklınıza.
Artık o geri dönüşü olmayan mayın tarlasına girmişsinizdir ve nerden geçtiğinizi kestiremezsiniz yani geri dönemezsiniz ama ilerlemek içinde hayatınızı ve bir çok zamanı riske atarsınız. Siz ilerledikçe farkında olmadan hep bir şeyleriniz eksilir kendinizden, kanamalarınız vardır hissetmezsiniz, çünkü bir gülüş merhemdir yaranıza, o durdurulamayan kanamalar birden kabuk bağlar ve olup olmayacak yerde sızıntılar halinde damlar.
Günün rutin koşuşturması sarar yüreğinizin boşluğunu kaçmak istersiniz, bir an önce akşam olsada görsem bir defa dersiniz. Saatler hiç geçmez, yapılacak işler yarına ertelenir, aranacak adamlar ve konuşulacak tüm şeyleri yarına ve daha sonraya ertelersiniz aslında hayatınızı uzatırken kısaltırsınız.
Akşam olur yollar sizi beklemektedir, kilometreler gözünüzde küçülür, saatler onunlayken saçlarınızı ağartacak kadar ilerlemiştir.
Ve o an yüzünüzde baharın renklerinin açtığı içinizde en sıcak iklimlerin yaşandığı bir sahil şehri havası, gözlerinizde dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin pırıltısı, heyecan üst seviyede, kalbiniz son yolculuğunda, çevrenizde fırtınalar kopmaya başlar o köşeyi döndü mü. Koşar adımlarla yaklaşırsınız, önce gözlerine bakar içinizi titretir sonra muhteşem bir sarılışla dünyaları ayaklarınızın altına serersiniz. Sonra doyasıya bir bakış daha ve gözlerinizin objektifindeki kompozisyon, siz aşıksınız demektir.
Saatler bir mum gibi kolay erir, mevsimler dakika başı iklim değiştirir. Kalbiniz artık yerinde değildir onun avucundadır o nefes aldıkça dolaşır vücudunuzdaki kan, o okşadıkça atar kalbiniz, her şeyinizle onunsunuzdur ruhunuz çoktan gökyüzüne çıkmıştır. Aslında siz bir beyin ölümündesinizdir, uzun bir rüyadasınızdır artık siz kendiniz değilsinizdir. O üç harften oluşan bir hayatın gövdesindesinizdir. Farklı bir yaşama ayak basmışsınızdır, orada su da yoktur, hava da tek yaşam fonksiyonunuz onun aldığı nefestir ve ona muhtaçsınızdır.

O yanınızdayken başlayan yalnızlık birden çıkıp gelmiştir uzaklardan sessizce, ve bir gece vakti yağmurlar alıp götürür onu sizden artık bu yolda tek başınıza yalnızlığınızın o uğultulu müziklerinde yol alırsınız. Artık yaralarınız size emanet, sağa sola koşuşturma içersindesinizdir, yaşam anlamsız bir haykırıştan ibarettir ve en kötüsü de sevginin yarım kalmışlığı boynu bükük bir şekilde size uzaktan bakmaktadır. Her şey bitmiştir soğuk ve pusludur şehir, yağmurlar yağar sürekli koskoca bir şehir üzerinize gelir içiniz kuraktır artık yaralarınız sürekli kanamakta, beyniniz uyuşmuş vücudunuz karıncalaşmıştır, O acı gerçek tüm güzellikleri arkada bırakarak size sahte bir kimlikle merhaba demektedir.
Oturup günleri saymaya başlarsınız uzaklaştıkça yakınlaşmalarınız ve kaybettikçe kazanan yanlarınız var olmaya başlar. Ömrünüz tenha bir köşede çatışmaların ardından soğutulmaya bırakılmış silahlar gibi yakıcı bir kimlik taşır.
Siz artık kendinize uzak bir hayatın ortasına gelmişsinizdir.
Sabahları okula gitmek için ayrı bir yol bulmayla geçer ilk günleriniz, insanlar sürekli yaranıza basar O nerde? Nasıl? Soruları yaranızın üzerinde gezinen tuz ışıltıları gibidir. Zordur içinizden çıkarıp atmak hatta imkansız ve ümitsizdir. Böyle yaşayamazsınız hayat mucizelerden ibaret der oturup telefon seslerini beklersiniz önce, hep aynı umutla açılan telefonlar aynı hüzünle kapanan sözlerden ibarettir. Hicran olur, hüzün olur serseri bir mayın gibi dolanıp durursunuz sokaklarda, acaba burada mı? Yoksa gitti mi? Hayatınız kendinize sorduğunuz sorular üzerine kuruludur. Dostlarla konuşmaya başlar ve ilk cümleniz Ayrıldık olur. Bu daha acı bir gerçektir insanlar hayretle yüzünüze bakmaktadırlar, önce nasıl oldu? Sonra sonrası sessizlik. Aşk tüm benliğini sunmuştur size ben böyleyim der acıtır incitir mutlu ederim. Siz o mutlu ve umutlu geçen günleri düşünürken mevsimler değişmiş olur unutmak ümitsiz bir istek sadece.Büyük şehirlerin meydanlarında gezerken gözlerinizin yaşı mevsimin soğuğunda donmak üzeredir yüzünüzde. Yapabileceğiniz hiçbir şey kalmamıştır artık, ona gitseniz hiçbir şey değişmeyecektir, ama bile bile hep yanına gider ve aynı hüzünle aynı otobüsle geri dönersiniz. Zaman sizi beklemez bir çok şey gitmiştir çoktan...
Sorularda bir zaman sonra anlamını yitirir ve gitmeniz gereken yere gidersiniz... Yani yalnızlık tüm sonbaharla geri dönmüştür...
Yeni arayışlar, yeni tutunacak dallar ararken siz, her adreste o çıkar karşınıza bir kez daha yenilmişsinizdir. Artık fazla acıtmaz canınızı yaralarınıza alışmışsınızdır.
Ama hep aynı soru beyninizi uyuşturmaya yeter “Belki Bir Gün” Oysa o gün hiç gelmez...
Ama gerçek mutluluk ta yalancı gülüşlerin ardından göz kırpmaktadır...

22 Kasım 2003-12-03
(Boşluk)

Ceyhun Kuburlu
Kayıt Tarihi : 3.12.2003 23:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ceyhun Kuburlu