Gece yine siyah atlasını gönlüme germişmiş
Ay, suskun minarelerden kalbime gümüş sermişmiş
Ben bir garip yolcuymuşum, yol beni çoktan dermişmiş
Sevda denen eski yangın küllerimden ses vermişmiş
Kalem elimin içinde bir kader çivisiymişmiş
Kâğıt beyaz görünürmüş de içi nice kuyumuşmuş
Mürekkep sanmışım onu, meğer damarım çözülmüşmüş
Bir ad yazayım derken bütün ömrüm dökülmüşmüş
Tüm güzellikleri Allah yaratmış, kul da bakakalmışmış
Bakan gözün sabrı tükenmiş, aklı yâre takılmışmış
Yârin yüzü bir ay değil, ay onunla yarılmışmış
Onun bir tek bakışıyla nice doğru şaşırmışmış
Ben doğruyu aramışım, doğru benden kaçmamışmış
Ben sustukça içimdeki mahşer daha konuşmuşmuş
Bir İbrahim sabrı gerekmiş, ateş gül olup açmışmış
Gözü kapalı gezenlerin dünyası zindan olmuşmuş
Düşmüşüm kendi denizime, kıyım bana dar gelmişmiş
Hem batmakmış nasibim hem yüzmekmiş, öyle bilmişmiş
Zengin aklı kıyıda kalmış, garip gönül çağırmışmış
Devrim sandığım şey bazen bir tek “sen”e varmışmış
Kale duvarı sandığım şey meğer içimdeymişmiş
Taşlarını ben dizmişim, yıkımı da ben kurmuşmuş
Kapına varan her hayal evvel bende yorulmuşmuş
Sana çıkan bütün yollar önce nefsimi aşmışmış
Kıraathane masasında bir kahve kadar yalnızmışım
Dumanı göğe savrulmuş bir niyet gibi kalmışmış
Saatler birer anıtmış, saniyeler taş kesilmişmiş
Sen gelmeyince zaman bile kendi sesine küsmüşmüş
Bir vakit adını anmışım, şehir başını eğmişmiş
İskeleler susup kalmış, deniz içime çökmüşmüş
Rüzgâr senin saçlarından geçmiş gibi incelmişmiş
Mezarlığa çıkan yollar bile senden söz etmişmiş
Bu çocuk biraz sakal uzatmış, derdi daha büyümüşmüş
Aynalara bakıp bakıp kendiyle hep dövüşmüşmüş
Gülüşünün kenarında bir ömürlük sır dururmuşmuş
O sırrı çözeyim derken nice kitap eskimişmiş
Benim kanım kâğıda akmış, sözüm ona şiirmişmiş
Okuyan “aşk” sanırmış da aslı derin fikir imişmiş
Çünkü sevda dediğin şey bir yüz değil, bir varlıkmışmış
Kulun kendini bilmeden Rabbine yürüyüşüymüşmüş
Söyle sevgili, sana kim bakmış da yanmamışmış
Kim bir an yüzünü görmüş de dünyadan usanmışmış
Kim senin adını duyup da içinden taşmamışmış
Kim seni sevmek deyince biraz da kendin aşmamışmış
Ben seni istememişim yalnız tenin görünsünmüş
Ben sende ezelden gelen “ol” emrinin yankısını duymuşmuş
Sen bana sevgili değil, hakikatten bir iz olmuşmuş
Ben o izin ardına düşmüş, ömrümü ona adamışmış
Şimdi bu şiir bitermiş gibi dururmuş da bitmezmiş
Her mısranın ardında başka bir kuyu gizlenmişmiş
Bunu yazan bir camışmış derlerse gönlüm incinmezmiş
Çünkü en büyük şair bile aşk karşısında şaşmışmış
Kayıt Tarihi : 19.3.2026 02:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!