Başa sarılamayan anların uçuk dudağında çığlık
Renklerin donuk bakışlarıyla süzüyorum vakitleri
Nefreti bölüşüyor çocuklar gönlüme dar sokaklarda
İncecik bir perdenin ardından bakmakta bana aşk
Dilimin sevinç kurnalarından sular dökülüyor tenime
Göçebe düşlerin ihtiyar bakışlarında dünyevi hazlar
Zamansız bir acıyla sarsılıyor ruhumun hazan vakitleri
Terk edilmiş gömütlüklerde sıcacık bir Fatiha şimdi an
Hangi unutulmuşluğun yangınlarında aşka dair izlerim
Mum kendi sevilerini ışıtmakta ah, yine karanlıklardayım
Eksik sevişmelerin işkence odasında şiir doğurur kadınlar
Geceyi kilitlerler yasak öpüşlere, aşk hüzzam bir rapsodi
Sevi sağarlar çürümüş göğüslerinden yalanın kovanlarına
Kurşun alınlarında hicaz keder, namus çürük tende kader
Kalbimden vur hayat, düşsünler beni unutuluşun kayıtlarına
Hangi başlığı atsam bu şiire, düğümlenir gönlümde bakışların
Kıyısını arayan bir dalım ben, gülüşüne yol aldıkça senli anılarım
Öperim geceyi gözlerinden, uğultulu ormanlarda uykuya dalarım
Efkârım düşler ülkesinde kaybolur, yitik dünlere ağıtlar yakarım
Hüzün içerim kınalı avuçlarından, bir gün yokluğunda kaybolurum
Kayıt Tarihi : 1.8.2015 11:37:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!