Saçlarında rüzgarın elleri dudaklarında gül buseleri
çiçekli fistanını gurubun huşusuna savurarak geliyor aheste…
Eğiyor boynu içinde balık sürülerinin oynaştığı şems göllerin duldalarına
Kıpırtılarını kurutuyor
Tenden geçişlerin alengirli dansında hepten kuzeylerimi çalkalıyor
Çırılçıplak yakamozların buğusunda teni vaktin fizahına sürüyor
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



