Aşk,
öyle ilkokul okuyup alfabeyi öğrenmek değil, ya da kırmızı yanarken yoldan karşıya geçmemek gerektiğini bilmek hiç değil...
Aşk...
Çoğunlukla süslü kelimelerle anlatılan, ama yeri geldiğinde çamurlu bir yüzün ardında bıraktığı tebessümdü kimi işçilerin suratlarında, kimi zaman da çaresizliğin umuduydu bir “iyiki varsın” cümlesinde olan.
Aşk aslında bir çocuğun oynamak için bahane aradığı bir oyuncak ya da bir gün batımıydı bazı şairler nazarında...
Aşk...
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta