Biz seninle
Hayat yolculuğunda
Koltuk numaraları yan yana gelmiş iki kişiydik
Yağmurlar da susar bir bardak güneşe
Çatlak candan içeri giren sıcak şiirden bir yudum içirildim
Kalbimi yakmaması için, üflemeliydim
Akıl edemediğimden değil, ansızın denk getirildim
Yağmurlar da susar bir bardak güneşe
Konuşmak niyetinde değildim
Ki sesi çözülmemiş bir zamandan gelmiştim
Dilim kırmızı hırkalı bidünya cümleydi
Kalbime kalbime sökülüp
Gözlerimden döküldüm
Akacak gül, dikeniyle damarı yırtarmış
Toprağına kök atarmış
Aşk bıçağı gerdanımda mücevher
Ruhum elbisesini tez soyunur
Beni beyaz ışık edip yanına aldırır
Ruhumla, ruhuna misafir gittik
Ev sahibi olmak isteyen kiracıydı
Ruhun evi barkı gönüldür
Gönlümü evimdir dedi
Kabul etmedim, ettirildim
Aşk bıçağı gerdanımda mücevher
Ben sana ışıktan bahsetmeye başladım
Güneşin odalarında ıslak yaşadığımı anlattım
Bir bardak güneşine muhtaç değildim
Aşkın ikramıdır bildim
Bir bardak güneşini gözyaşı ettin
Ben sana
Dünyanın damarlarında akan ışıktan söz ettim
Sen bana kör kuyulardan
Elimi uzattım sana
Yusuf çıkarılmasa kuyudan
Sultan olur muydu Mısır'a
Kör bir kuyu nasıl ev olurdu bana
İçindeki şiiri içtiğim bardak
Kuyu olmuştu bana
Vay canına
Çocuk da değildin
Aşkı neden bir oyun bildin
Bırak elini uzatmayı
Gözyaşıma taş atıp durdun
Büyüklerini merdiven yaptım
Küçüklerini eteğimde tuttum
Kuyudan çıkınca, yaptığını anlaman için
Eteğimdeki taşlarını geri yolladım
Bu aslında gözyaşıma tekrarlanmamdı
Bu dünya, aşka, oturduğun yerde saymaktır
Hayat yolculuğumuzda
Sen, yan koltuğa geçtin
Ben, dünyanın dışına çıkıp
Sonsuzluğa ''8'' ulaştım
Öyle güzel ki aşk dünyası
Bu dünyanın zevki sefası yanında kahır kalır...
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 02:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Doğaçlamadır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!