Ne zaman ki çıplaklığı düştü gözlerinin içime,
o zaman buldum kendimi parıldayan bir kar tanesinde.
Devrilmişliğin verdiği sızıyı hissettim tenimin her köşesinde
ve ondan önceydi hissedişim rüzgarla bir olup
savrulmanın verdiği tatlı endişeyi.
Tutulmuştum, tutunmuştum.
Bir kış gününde ben kurtulmuştum.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



