Endişelenmekmiş aşk…
İçini ‘Bir gün beni bırakacak! ’ korkusunun sarmasıymış… Her güzel şeyin bir sonunun olması değil de, bu sonun bir gün geleceğini bile bile yaşamakmış. Başını yastığa koyduğunda, gecenin bir vakti rüyadan sıçrayarak uyandığında, sabah gözünü ilk açtığında, radyoda çalan her hangi bir parçada aklına gelenmiş… Aklından bir türlü gitmeyenmiş aslında! Gözlerini önce doldurup sonra boşaltanmış… Büsbütün endişeymiş işte!
Aşkı diri tutan bu endişeymiş fakat!
Çünkü o giderse, peşinden dünya da gider…
O giderse, yıldızlar gider…
O giderse, İstanbul gider…
O giderse, bir daha güneş doğmayabilir, çiçek açmayabilir…
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




:) güzel bir açıklama aşktan yana heceleri düşük olsada seviyesi yüksek kelimelerin
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta