asılsız ihbar
kentin ara sokaklarında
aranağmesini bırakıp ardına bakmadan
akranlarından kat be kat çok sevinçleriyle
bir çocuk çoğalmakta hayata
ıslığını ıslatan bir delinin gözlerindeymiş gibi
delice koşmakta hayata
harbi maskaralıklarıyla ecüş büşüş duran evlerin
en cilveli kızlarını yoldan çıkaracak
ve değme delikanlıların kanını oturtup
baba olma sevdalarını kamçılayacak güzellikte
akmakta hayata
göz gözü görmeyecek kadar pür neşesiyle kaplamış işte
gırtlağına kadar sokağın sesini
toplamış avuçlarında koşmakta hayata
hayatın ığrıbını almış eline
bir çember gibi çevirerek yokuşlara
yani olmazlara doğru
savrulmakta yeni bir yörünge kaydederek zamana
günahın sığlaştığı mecraları var ederek
suhuletli mevsimlerin
mesela eylülün tıynetinde
beklerken bir kadın kadınlığıyla hepten
sevişmelerine sinsin diye daha çok
daha çok bakmakta
aklın daniskası bir muşmula adamsa
hala bırakıp gittiği yarınlarının hevesiyle
bir töhmet altında kalmışta ezilmiş yanlarını
sigaya çekerek uzayıp giden gecelerin sırrıyla
sevgilinin yazdığı şiirleri dercetmekte
tınısı kaybolmuş bir hüzün sükun edip
mühletsiz mevziini
yani sevdasının en münadisi olduğu yerini
pekiştirsin diye yamanmakta
müşrikçe duruşlarını budasın diye hançeri
aşka başvurmakta tırnakları
hayat, bütün ecramıyla silsilesini toplamış
sınandığı her müşkülden aklanarak
bu adamın bakışlarında toplanmış
adam,adamlığına bu mümeyyiz sıfatı katmakta
işte şehre mihver olmuş bu güzellik
kendisine bakan müşfik gözlerin içinden varolarak hayata
halhallarını vurarak arza
insan sancılarına çare olunmak adına
hüzünlerin mehdisi ilan edilip
ve her sığırtmaç deccalı katıp önüne
koşmakta hayata
ve yerden bitme bir kasavet gibi
siyah kocaman tekerleriyle çağrılan
yer yer teneke rengini almış eskitmeliğiyle
tangır tungur bir otobüs
yol almakta hayata
minnacık bir köpek
daha büyümesiyle sadakatini de büyütecek bir köpek
yolun tam ortasında
enfes bir kemiğin tadına varmak davasında
nefes aldırmakta hayata
hicranlı gözleri şifalayan neşe
acuze süsleriyle en yakışanı olmuşken sokağın
otobüsü ve ak kara köpeği ilk fark eden olmakta
kendinden değil
kalbinden koşmakta yola
hayatın gözlerini yumduğu anda
bir çırpıda ererek köpeğin yanına
ve aynı hızdan daha hızlı gelen otobüse rağmen
ermek için sevme havliyle köpeğe
koşmakta hayata
ve hayat en güçlü olduğu yerden kopmakta
Mustafa Nihat AğacıkoğluKayıt Tarihi : 4.6.2007 20:29:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!