Aşıklar Meclisine Katılan Derviş

Gökçe Zafer Özaki Ûftade
135

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Aşıklar Meclisine Katılan Derviş


Bir meclis kuruldu,
yer ne yeryüzüydü ne gök,
iki nefes arası bir durak.
Ortada bir kandil,
fitili sabırdan,
yağı özlemden.
İlk sözü Yakup aldı,
gözleri perde, gönlü ayna:
“Ben Yusuf’u yitirmedim,” dedi,
“ben beklemeyi öğrendim.
Kuyu derindir ama
umut daha derin.”
Bir köşede Züleyha,
elinde gül, dikenleri alınmış:
“Aşk,” dedi,
“istek değildir;
istekten arınınca başlar.
Ben bekledim,
çünkü aşk aceleyi sevmez.”
Çöl kapısından Mecnun girdi,
ayağında toz,
adında benlik yok:
“Ben Leyla’ya varmadım,” dedi,
“Leyla’da eridim.
Aşk beni bir kişiye değil
hakikate çağırdı.”
Bir kuş kondu meclisin eşiğine,
adı Hüdhüd.
Dedi ki:
“Yol uzun,
menzil tek değil.
Kavuşamayanlar sanmasın ki
yolda değiller.”
Sonra bir ses,
kırık ama sahici:
Ferdi Tayfur’un türküsünden süzülmüş gibi:
“Sevmek,” dedi,
“can acıtır
ama insanı inkâr ettirmez.
Aşk yaralar,
küfre düşürmez.”
Derken sema gibi bir sessizlik çöktü.
Mevlânâ konuşmadı önce,
ney konuştu.
Sonra dedi ki:
“Gelmek bir sonuçtur,
yanmak bir hâl.
Aşk seni mutlu etmek için değil,
olgunlaştırmak için gelir.”
Ve o anda
Bir "derviş" geldi
bir hikmet dolaştı mecliste,
adı anılmadan özü bilindi:
Aşk ne sahiplenir
ne teslim olur;
o biçim verir,
ama zincir vurmaz.
Gül aynaya baktı,
ayna gülü kırmadı.
Kuyu su verdi,
ama toprağı terk etmedi.
Çöl yol oldu,
yol yurt istemedi.
Ve meclis şunu anladı:
Kavuşma bir lütuf olabilir,
ama aşkın şanı
sonuca bağlı değildir.
Meclis dağılırken
son söz bu oldu,
bir teselli, bir yücelik gibi:
Aşıkların gönlü şad olsun
Zira aşk başlı başına Haktan inen en kıymetli bir hazinedir.

Gökçe Zafer Özaki Ûftade
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 10:24:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!