Bin sekiz yüz doksan dört yirmi beş Ekim’inde
Dünyaya gözlerini açtın Âşık Veysel’im.
Sivrialan köyünde lale, gül ekiminde,
Etrafına neşeni saçtın Âşık Veysel’im.
Baban Ahmet çiftçiydi, Karaca’ydı lakabı,
Annen Gülizar Hanım bambaşkaydı adabı,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta