Ruhumda kaç defa ölup tekrar hortlamış huysuz ihtiyarın “Yeter gayrı bu dünyadan nasıl göçülür” nidası ve
“Bu hayatta nasıl yaşanır” sorusuyla içimde büyümeye devam eden çocuğun gel gitleri ile sallantıdayken;
Rabbimin
'Ben kuluma yetmezmiyim?' serzenişi ile Hayy ve Kayyum olmak çok güzel :)
Aşkın zerrelere fısıldadığı heceler hoş gelir,
Yâkîn edenin, ruhları kavuşturduğu;
Ruyâlı geceler de...
Usulca sokulur ruhuna, tek olur beden.
Edep ile birleşende, lütuf olunur;
Ayrılsalar da hoş gelir...
Âşığın elinde sazdık, yoğrulduk.
Gönül deryâsında yüzdük, yoğrulduk.
Anahtar peşinde gezdik, yoğrulduk.
Dünya firkat yurduymuş; sezdik, yoğrulduk...
Nefsi ateşe verdik, kızdık; yoğrulduk.
Kefensiz cesed gibi,
Ruhum dünyada bedensiz;
Bedenim beyinsiz...
Niyetlerim amelsiz,
Özüm Can'dan habersiz...
Ruhum isyanda,
Günü güne ekleyip,
Eksiltip, katan bilir.
Gönle şifa ararken,
Yanı boş yatan bilir.
Ev sahibine kızıp,
Mezar taşlarında yazmasın adımız
Taşım sensin, yaşım sen, yoldaşım sen...
Ecel gelir âşikâre çıkar aşkımız
Ahım sensin, şahım sen, günahım sen....
Taşlar bilir, sürur eder ağlarlar
İsabet eden oktur yayından,
Kayyum oluşumuz haktır Hay’ından.
Akarsuyum; bir katre sunsan payımdan,
Senden sana kaçar, sana susarım…
Sus adım; sinede hisler kurur mu?
Olmuş olan aynadır,
Olacak olanlara.
Uçmak ne gerek bize,
Merdiven arayana.
Zahmet veren zahmet görür,
Takdiri ilâhidir.
Geceler bitmez olur,
Hak olan tende, Can aramaya
Bir fiil, bin kelâm ile tartılsa
Akıllar yetmez Ân'ı bulmaya.
Buldum diyen, bilir mi ki?
Alır idin nerde güzel bulsan koynuna,
Evine giren göçer, küstün mü dünya?
Güzel güzelden kaçar, Can kafesinde nâçar
Elin salla ellisi, bezdin mi dünya?
Ummi anlatsa sana, çaren var mıdır?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!