Aşkın zerrelere fısıldadığı heceler hoş gelir,
Yâkîn edenin, ruhları kavuşturduğu;
Ruyâlı geceler de...
Usulca sokulur ruhuna, tek olur beden.
Edep ile birleşende, lütuf olunur;
Ayrılsalar da hoş gelir...
Kefensiz cesed gibi,
Ruhum dünyada bedensiz;
Bedenim beyinsiz...
Niyetlerim amelsiz,
Özüm Can'dan habersiz...
Ruhum isyanda,
Günü güne ekleyip,
Eksiltip, katan bilir.
Gönle şifa ararken,
Yanı boş yatan bilir.
Ev sahibine kızıp,
Mezar taşlarında yazmasın adımız
Taşım sensin, yaşım sen, yoldaşım sen...
Ecel gelir âşikâre çıkar aşkımız
Ahım sensin, şahım sen, günahım sen....
Taşlar bilir, sürur eder ağlarlar
Olmuş olan aynadır,
Olacak olanlara.
Uçmak ne gerek bize,
Merdiven arayana.
Zahmet veren zahmet görür,
Takdiri ilâhidir.
Geceler bitmez olur,
Hak olan tende, Can aramaya
Bir fiil, bin kelâm ile tartılsa
Akıllar yetmez Ân'ı bulmaya.
Buldum diyen, bilir mi ki?
Alır idin nerde güzel bulsan koynuna,
Evine giren göçer, küstün mü dünya?
Güzel güzelden kaçar, Can kafesinde nâçar
Elin salla ellisi, bezdin mi dünya?
Ummi anlatsa sana, çaren var mıdır?
Dinmedi, coştu gönülde sızı.
Bekler olduk “gel artık” diyecek sözü.
Nefse Nemrud olup, harlarken közü,
Derman olmaya bir sinek yetti bize.
Dünyadan el çekende, eteğinde taş;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!