Ne oldu babanı bırakıp gittin,
Ne vardı Yusuf'um, düştüğün yerde,
Peygamber değil mi, yakarıp gitti,
Çiçek açmaz Yunus, küstüğün yerde
Varlığın yokluğun yar soru gibi,
Cevabı saçına takan nedir ki,
Hepsi bir çift gözdür, o da su gibi,
Şu garib gönlümü yakan nedir ki.
Duymadım demezsin, söze eğilsen,
Gördün mü derdimi beni öldürür,
Dermanım şimdi de gelsen ne olur,
Ey güzel suskunum, melek güldürür,
Sormadan halimi bilsen ne olur.
Allah’ım düşkünüm, güle küskünüm,
Al dünyayı senin olsun,
Giy baharı tenin olsun,
Yeni değil hepsi kalan,
Kuldan kalan kimin olsun...
Yemin olsun,
Erenler görmüşler, gülmüşüm yoktan,
Gayrı oldu dedim, olmamış dostlar,
Sorarlar söylemem, ölmüşüm çoktan,
Sözlerde yerimiz kalmamış dostlar,
Ne bileyim yarın yok mudur, var mıdır,
Nefes var bugün, almam lazım,
Alırım da bilmem zarar mı kar mıdır,
Rabbimden bir umutta kalmam lazım...
Ne bileceksin desem bilirsin,
Bahttım mı karalı, yarim mi sırlara sarılı
Baktığım mı görünmez, başım mı dumanlı
Yolum mu var inmeye yüksek tepelerden
Yiğidi olur da Kaf Dağı'nın, güzeli olmaz mı?
Nasıl da çeşitli, bir sürü dünya,
Birini bulmadan, kaldın mı öyle,
Sevdalı yaşamak ne güzel hülya,
Yokmuş da boşluğa daldın mı öyle.
Sana derim dedim, duymadı niye,
Ağla dostum, ayıp değil,
Zordur halım, ağla bana,
Umut uçar, kayıp değil,
Tutup tutup bağla bana.
Bir nefesi ömür almış,
Ne pahalı durduğum yer,
Şu çölün altında kalmış,
Bağ, bahçeyi sorduğum yer.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!