Âşık Sefai asıl adı Ayhan, soyadı Akyüz'dür. Trabzon'un Yomra ilçesine bağlı Tepeköy'de, 1956 yılında doğmuştur. Yüksekokul mezunu olan âşık evli ve iki çocuk babasıdır. Şiirlerini sazı eşliğinde söyleyen Aşık Sefai mahlâsını Meydanî vermiştir.
Şiirleri çeşitli yayın organlarında yayımlanan Sefaî çeşitli yarışmalara katılmış ve ödüller almıştır. Şimdiye kadar Altı adet albümü çıkartmıştır. Aşık Sefai nasıl Meydanî'nin çıraklığını yapmış ve mahlasını ondan almış ise, kendisinin de yetiştirdiği sanatçılar günümüzde milyonlara hitap etmektedir.
Başarılı ve insan odaklı yaşantısında mütevazılığı ile dikkat çeker Aşık Sefai. Gerek televizyon programlarında, gerekse adım adım Türkiye'yi gezdiği konserlerinde bu özelliği hemen göze çarpar. "Ben"likten Allah'a sığınan, hep biz diyen Aşık Sefai her konuda olduğu gibi mütevazilik konusunda da örnek alınması gereken bir şahsiyettir.
Eserleri
Badal
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




-
Fatih Kurtbey
-
Fatih Bayram
-
Asya
Tüm YorumlarKalemin den Koskoca Türkiye Akar Aşık Sefai
Bir Delinin Delisiy Der Velilik Yüreğiyle Gönülleri Coşturur Başın Var Olsun Aşık Sefai
Müthiş bir şiir Sefai den dinlemekse bambaşka.
sefai ustayı anlatmaya ne kelimeler yeter ne ezgiler.
o nu dinlemeyende bilmez, dinleyip anlamamışlarsada çok görmem kapasiteleri yetmemiş olabilir.kendi beyinsizliklerini onun kusuruymuş gibi göstermek isteyenler çıkmış içinizden...e bunuda çok görmemek lazım dedimya her kişi anlayamaz onu..