Âşık Sefai asıl adı Ayhan, soyadı Akyüz'dür. Trabzon'un Yomra ilçesine bağlı Tepeköy'de, 1956 yılında doğmuştur. Yüksekokul mezunu olan âşık evli ve iki çocuk babasıdır. Şiirlerini sazı eşliğinde söyleyen Aşık Sefai mahlâsını Meydanî vermiştir.
Şiirleri çeşitli yayın organlarında yayımlanan Sefaî çeşitli yarışmalara katılmış ve ödüller almıştır. Şimdiye kadar Altı adet albümü çıkartmıştır. Aşık Sefai nasıl Meydanî'nin çıraklığını yapmış ve mahlasını ondan almış ise, kendisinin de yetiştirdiği sanatçılar günümüzde milyonlara hitap etmektedir ...
Kimi annaya ,bellaya ,kimi mariyaya kimide kızıl saçlı nataşaya yazdı oysa ben bir Türk yiğidiyim Türk' e
sevdalı olduğum için Ayşem sana yazıyorum...
Ben seni kongoda ölen sevgilisini İstanbul'da arayan teksaslı bir dişi gibi değil,aşk eşittir burjuva güzellerini diskoteklerde arayan zübbeler gibi değil,hele kafalarındaki kirli duyguları nataşa adlı rus kızında sembolleştiririp kızıl ruble arayanlar gibi aramıyorum Ayşem...
Ben seni; belki bir ana ceylanın vurulmuş yavrusuna su aradığı gibi... Belki bir Anadolu delikanlısının kaçırmak için güzel Zeynep'ini gecenin alaca karanlığında aradığı gibi arıyorum Ayşem...
Ama muhakkak bütün iyilikleri bütün güzellikleri bütün özlemleri sende bulacağımı bilerek engin denizin kudurmuş dalgaları gibi önümdeki tüm engelleri aşarak yüce ALLAH'IN izniyle seni arıyorum Ayşem...
Seni kaybettiğim dünyalarda bulmak istiyorum. O dünya; HZ.FATİH' in kılıcının altın kapması Estergon dönüşünün gönülleri yakması veyahut Tuna'nın bir Itri bestesinde musiki gibi çağlayıp akması olabilir geçtiğim
Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler
Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler
Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler
Bunların soyu bozulmuş Türk'e düşman göbekten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Sensin bu gönlümün yönü mekanı
Bende ar olmazdı sen olmasaydın
Ak nergizler sana aksın dağlarda
Balda sır olmazdı sen olmasaydın
Dağlardaki güneş doğmaz aleme
Bayraksızlar bayraksızlar
Yere düşse bayrak sızlar
Nerden bilsin kıymetini
Soysuz sopsuz bayraksızlar
Ne olurdu yazmasaydım
Gönül dünyasına gidip dönenlerden sor beni
Belki aktır belki kara tutar söyler der beni
Muhabbetin sofrasında kurduk büyük kaleyi
Şu nefsime fırsat verme, fırsat bulup yer beni.
Gece gündüz her dakika senin için harabım
İçin için yanarız biz durmadan
Bin bir şekil bin bir çizim ocakta
Ortalıkta dönüyor iz durmadan
Nice muammaya çözüm ocakta
Seçmeli zamanla karadan akı
Seni sormak için otuz kapının
Eşiğine varıp durdum be gece
Seksen üç haneyiİ döndüm dolaştım
Viran oldu gönül yurdum bu gece
Ardan da deli gönül aradan
Beni böyle deli eden
Yarin açı sözü imiş
Sırat sırat dedikleri
Bir çift ela gözü imiş
Özümüz var özden öte
Öyle bir bağ yetiştirsem
Dallar Allah Allah desin
Rüzgar vursun yaprağına
Yeller Allah Allah desin
Saraylar yaptırsam baştan
Gözlerin cennet çiçegi
Gönlüm cehennem ateşi
Eger sevdigine köle olursa gönül
Nuh tufanına kucak açarmış
Lakin arfatın gerisi cinnet
Kalk güzeller güzeli yüregim sana tutsak
Kalemin den Koskoca Türkiye Akar Aşık Sefai
Bir Delinin Delisiy Der Velilik Yüreğiyle Gönülleri Coşturur Başın Var Olsun Aşık Sefai
Müthiş bir şiir Sefai den dinlemekse bambaşka.
sefai ustayı anlatmaya ne kelimeler yeter ne ezgiler.
o nu dinlemeyende bilmez, dinleyip anlamamışlarsada çok görmem kapasiteleri yetmemiş olabilir.kendi beyinsizliklerini onun kusuruymuş gibi göstermek isteyenler çıkmış içinizden...e bunuda çok görmemek lazım dedimya her kişi anlayamaz onu..