Âşık Enver Gürkani Şiirleri - Şair Âşık ...

Âşık Enver Gürkani

Okul sıra kalem defter
Her insanın malı gibi
İlim irfan çok Tatlıdır
Çiçekleri balı gibi

İlimsiz gün kara gündür

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Yetmiş kadar ili gezdim dolaştım
Doğduğum il Kars’sın kışı meşhurdur
Her bir yerde yemek yedim su içtim
Erzurum’un öz dadaşı meşhurdur.

Dolaşırım birkaç kere senede

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Oturması kalkmasını biliriz
Nefsimize uyup azmamız yoktur
Bizi sevenleri biz de severiz
Diyaloga sınır çizmemiz yoktur

İnsanları sevdik yapmadık seçim

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani


Aslan tilki ile kurt arkadaşlık yapmışlar
Karınları acıkmış bir av olsa demişler

Ben avlasam yetmez ki demiş onlara tilki
Fakat aslan avlarsa yeter bizlere belki

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani



Şark diyarın incileri hangisi
Biz Erzurum Kars'ı Van'ı biliriz
Diyarbakır Urfa Mardin dahası
Aynı değerlerde yanı biliriz

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani


Özbekistan Kazakistan Dağıstan
Ellerinde Dede korkut izi var
Azerbaycan Türkmenistan Gürcistan
Yollarında Dede korkut izi var

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Çıkar için hiç kimseye yanaşma
Alışkanlık olur güncel tır seni
Haramdan uzak dur yalan konuşma
Bu hal el içinde yüceltir seni

Eğer tahsil görmüş olmuşsan mimar

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Gelin aldanmayın fani dünyaya
Dünya Sultan Süleyman’a kaldı mı
Tövbe edin sığınınız Mevla’ya
Lokman ölümüne çare buldu mu

Ecel yakın iki kaşın arası

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani


Üç varlık var varlıkların içinde
Okul ile çocuk birde öğretmen
Her üçü de güzel aynı biçimde
Okul ile çocuk birde öğretmen

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Köroğlu kışlık hazırlığını yapmak için, daha kış gelmeden yazın tedarik ederdi. Köse Kenan’ı çağırdı, dedi ki:
-Köse emmi, ben haber aldım, İsfahan Valisinin kervanı yola çıkmış. Başında tecrübeli bir kervancı başı var, adına kara bezirgân derler, son derece tecrübeli ve mert bir adamdır. Bu adam kolay, kolay kimseye pabuç bırakmaz, dikkatli olalım, bu bizim için çok önemlidir. Ne yapıp, yapıp, bu kervanı ele geçirmeliyiz. Bunun için biz gidip çal kalesinde kervanın yolunu bekleyeceğiz. Ben orayı bilirim. Çal kalesi, bunun için çok uygun bir yerdir, zaten o yönden gelen kervanlar mutlaka çal kalesinde mola verirler. Kervancılar, buraya geldikleri zaman birkaç gün dinlenirler. Hayvanlarını otlatıp, kendi üst başlarını yıkadıktan sonra, gene yola devam ederler. Hem bizim el koyacağımız kervanın yükü çok kıymetli cam eşyalardandır. Yük, hayvanların sırtında iken develer ürkerler, yüke zarar gelebilir. Onlar ister istemez yükü indirecekler, bizde kolayca işimizi hallederiz. Hemen arkadaşlara söyle, otuz kişiyle yola çıkacağız.
Bu otuz kişiden bazıları şunlardı: Hoy’lu bey, Köse Kenan, Reyhan Arap, Hendek atlamaz, Kabre sığmaz, Yol kesen, Geçit vermez, At koşturan, Aslanpençesi, Atmaca dursun, Şahin Halil, Deli Memo, ve Deli Balta. Hazırlıklar tamamlandı. Köroğlu aldı keleşlerini, ver elini çal kalesine. Günlerce önceden yerlerini aldılar, kervanın yolunu gözetlemeye başladılar. Bir ara Köroğlu, kıratını sulamak için kalenin dışına çıktı. Kırat, su içerken bir yaşlı adam oradan geçiyordu, dedi ki:
-Arkadaş, bu atı bana sat, fiyatı kaç para? Şu danayla trampa edelim.
Köroğlu, adamın gönlünü hoş etmek için, birazda sohbet olsun diye pazarlığa tutuştu.
-Emmi, bari şu eşeği de ver anlaşalım.

Devamını Oku