Şu gönlüme bundan böyle laf etmem
Gelen vurdu giden vurdu neylesin
Dikenlerin çiçek olsa affetmem
Gece gündüz sevda yordu neylesin
Kalmadı dermanı tükendi feri
Bu tavırların kime?
Madem hiç nazın yokta!
Nakşettim her yerime
Ben seni nokta nokta...
Gözlerindeki ela
Bayram olsun diye cana
Öptüm aşkın ellerinden
Haşlık niyetine bana
Acı verdi ta derinden...
Böyle midir hep sevdalık?
PES ETTİM ARTIK
Çok girdim altına sevda yükünün
Yüreğim yoruldu pes ettim artık
Sonuna yaklaştım ben bu öykünün
Düşlerim vuruldu pes ettim artık
Doksan bin yiğidiz bir kara kışta
Karlı dağ başında üşüyoruz biz
Bir cemre misali Sarıkamış’ta
Toprağa can verip düşüyoruz biz
Ve sonra bileceksin nedir zararın karın
Savaşıdır bu inan iman ile inkarın
Sevmek sevilmek
Ne güzel şeymiş
Aşk çift bedende
Bir elbiseymiş
Sevmek sevilmek
Hayıra anahtar ol, kilidini vur şerre,
Daim kalbi selimle yürü ruz-i mahşere.
Dertlerin her zaman vaki değil ki
Yükünün altında ezilme dostum
Acılar insanda baki değil ki
Elbet bu da geçer üzülme dostum
Şu virane şehirde bir yetim çocuk yaşar
Bilmem ki yoklukları bu çocuk nasıl aşar?
Hasret kalmış yüreği huzurun ışığına
Rahmet aşı değmemiş pas tutan kaşığına
Kış gecesi bu yetim hüznü giymiş tenine
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!