Asalet dediğin cevherdir özde,
Kumaşı bellidir, sırıtmaz yüzde.
Kökü sağlam olan yorulmaz düzde,
Asil azmaz derler, bal ise kokmaz.
Q
Görgüden nasipsiz, edepten cüce,
Kendini dev sanır, aklı bilmece.
Karanlık ruhuna doğmaz bir gece,
Aslı neyse elbet, aslına çeker.
Q
Sonradan görmeler yüksekten bakar,
Yalanı dolanı gönüller yıkar.
Edep heybesinden cehalet çıkar,
Otu çek köküne, bakmadan olmaz.
Q
Dili zehir saçar, özü bin yalan,
Dostluk pazarında artığı kalan.
Aslan postu giymiş, aslında yılan,
Sırtındaki kürkün hesabı çöker.
Q
Görgüsüz sofrada tuz tadı olmaz,
Dünya malı fani, kimseye kalmaz.
Kof olan ağaçlar bir meyve vermez,
Asaleti olmayan, kadir de bilmez.
Q
Harama el açar, helali bilmez,
Ağlayan mazlumun yaşını silmez.
Kökü çürük olan murada ermez,
Rüzgar estiğinde yaprağı döker.
Q
Gönlünde olmayan dilde aranmaz,
Merdin karşısında namert barınmaz.
Boş çuval dik durmaz, asla arınmaz,
Zaman her maskeyi yüzünden söker.
Q
Garip Murat der ki; soysuza bakma,
Altın semer vursan, eşeğe tapma.
Cevheri olmayanla yola hiç çıkma,
Çamurdan yoğrulan, asil sayılmaz.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!