'-geçen bazarlı Nesrin anladıvırıyodu'
senin Köse
gıvratmış makenenin kulağını,
karşısına Nesrin çıkmış,
Köse
'-alo! hamfendi orası
Yalavaş Postanesi mi? ' demiş,
Nesrin
'-gardeşim…!
o telefonu aştın mı ………
garşına hep! !
Yalavaş Postanesi çıkar.' demiş.
Köse
'-anladım hamfendi.' demiş
………
“-burası Aşağı Tırtar Köyü
pet-te-te acentesi”
“-yau kardeşimmm!
nereyi isteyon sen onu söyle
bırak hinci kibarcıklığı”
“-peki hamfendi
……………….
Aşağı Tırtar Köyünden arayorun'
..
'-hııı'
'- lütven
Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat Bankası Yalvaç Şubesi Müdürlüğü'nü
bağlayıverir misiniz.' dememiş mi,
Nesrin gızmış
'-ne deyon sen yau gardeşim,
şuna Zirat Pankasını ba(ğ) layvı desen ya!
benim işim gücüm bi tek senmin
oturup da iki beşlik bozalım'
demiş.
bu tefa senin Köse
'-vallahi hamfendi Alamandan
para gelmiş de,
onun kaadı elimde,
ondan okuyorun'
……………
“-helbette siz halklısınız
…………
“-emme”
…………..
'-burada öyle yazıyoru' demiş.
&
“-zahar esgerde file mi ğördü
***
Kösdüklü biri; tarlada,
haralda yol boyu ğeden
candırmaların tilafonuna mı
ıras gelmiş ne
gıvratmış gula(ğı) nı
aletin bi ucunu gulana
öte yannı azına dutmuş
“-alo” deye başlamış gonuşmaya
“-alo!
………..
burası Kösdük
………
ben Musduk
……….
bizim işler fasdık-fusduk”
demiş'
'-tekmil mi vermiş”
'-haralda baksana'
“-gerşi haksız da deği
köylünün işi
hep
fasdık
fusduk”
Kayıt Tarihi : 24.2.2007 15:40:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kulakları çinileyesi bizim köyün acentesi Halil Çark anlatmıştı., Köse rahmetli olmuş Allah rahmet eylesin halen acente var mı Aşağı tırtar da bilmiyorum.. Nesrin.. onu hiç bilmiyorum
MUHTEŞEM olmuş...
Sevgili kardeşim : İbrahim Çelikli
Şiirinizi dikkatli bir şekilde inceledim, Tabi bu da şiiri bir kaç kez okumamı gerektirdi... Duygular mısralara ustalıkla taşınmış. ve şiirin bütünlüğüne olan hakimiyetinizi kutluyorum. Pek çok yorumumda belirttiğim bir husus vardı. Bu tip duygu ağırlığının kendini hissettirdiği şiirleri bekleyen bir tehlike var diye. O tehlike de şudur: Şiirin bazı mısraları aşırı duygu yüklenimi ile donanırken bazı mısralar duygu yoksunu hatta içi boş sıradan cümlelere dönüşür. Kafiye ve hece sayısını tutturmak uğruna bazan duygu fakiri mısralar şiirde yer alır. bazan da hiç gereği yokken zorunlu olarak şiirin akıcılığını bozan ekler istenmeden ilave edilir...
Şiiri yazanın bilgi birikimi ve tecrübesinin yanında; ayrıca doğuştan da gelen sezgi ve var olanı daha iyi bir şekilde ifade edebilme yeteği gerekir. Şiir hiçbir zaman şairi hükmü altına almamalıdır yoksa kendi kendini yazdıran bir şiir ortaya çıkar ki böyle bir şiirde bu yapısını şairin bütün çabasına rağmen gizleyemez. Şiirin ilk giriş mısraları şiirin tamamını okutacak şekilde davetkar olmalı, son kıtalar, özellikle final mısraları da kendini unutturmayacak bir donanım ve fonetiğe sahip olmalıdır.
Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda:
Şiir üzerindeki hakimiyetinizi ve şiire yön verişteki ustalığınızı kutluyorum... Sonuçta nefis bir şiir ortaya çıkmış. Beğenerek ve saygı duyarak okudum.
Tebrik eder başarınızın devamını dilerim. Bu güzel şiirinizi ve şiirdeki ustalığınızı Tekirdağ'dan gönderdiğim İkinci Tam puan ile selamlıyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Her şey sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olsun.
Dr. İrfan Yılmaz. - TEKİRDAĞ.
şiir bunu yapıyor ve bunu siz güzel dile getirdiniz
okuyanların içinde ne anılar depreşmiştir kim bilir...
TÜM YORUMLAR (9)