Küçük yaşta düştü, üvey anne eline
Sokak bilmedi, oyun bilmedi
Mutfakta geçti çocukluğu,
Yemek onda, çamaşır onda, temizlik onda
Üstüne de azar, dayak, kötek yerdi Emine,
Ses çıkaramazdı, fenaydı analığı
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



