Bir türkü çıırıym gece ogdu, yüreem yanıy
Gonu gonşu duyuy görüy, herhal deli sanıy
Anamadımki, bu göğül saa bilmeym niye ganıy
Rafıım şorba etmiş beni, sohum sohum banıy
Ah Möhterem ah deym, sen needdin bize
Çanakkale'sin sen, can kale
Söylesene! kim bırakır seni meçhule
Türk istikbalinin başlangıcısın sen
Kurtuluş için yakıldı o meşale
Bitmesin umudun, düşmesin çehren
Ey Gaziantebim!...
Güneydoğunun incisi, narin çiçeği.
Türkün gururu, kurtuluş örneği.
“ Her Türk köyü ve kasabası, Antebi örnek alsın.” dediği.
Mustafa Kemal’ in göz bebeği.
Güzel memleketim!...
1873 Aralıkta, bir güneş doğdu İstanbul semalarına
Eğitimini Kahire de alıp, hizmet için döndü vatanına
Az ve öz yazmayı ilke edindi, kendi mısralarına
Söyleyin, daha ne denir bu Türk evladına...
Şiirler adamış, Çanakkale de şehit yatanına
Hamurun toplanmış, duruyor masada
İffetini düşünmeden, seni güzelce açacak oklava
Tutuklamazlar ustayı, yeri yok yasada
Gel midemde saklan, rahat et baklava
Acımasızca koyacaklar, kırk kat üstüne seni
Bu gün, ölmek için güzel bir gün…
Hem yorgun, hem de bitkinim
Tam da kıvamındayım aslında.
Ne sen varsın yanımda, ne de kokun kaldı yatağımda.
Uyanmak üzereyim, lanet yağdırdığım gecenin sabahına.
Bu sabah yine hüznümün,
Çiçeklerden önce açtığını gördüm.
Hasretiyle, her gün beklediğim balkonda,
Değersiz bir büste döndüm.
Gelir diye baktığım yolların, tuttum ucundan,
Büklüm büklüm büküp ördüm.
Son nefesimi verdiğim geceydi,
Seni rüyamda gördüm.
Ufak bir tebessümle, bana ne kadar da güzel güldün.
Sanki, biliyor gibiydin öleceğimi
Öylesine masum,
Ve bir o kadar da üzgündün.
Eti küçük küçük doğrayıp, koymuş kazana
Elinde kepçe, beklemiş fokur fokur kaynaya
Kaşıkla, tan-tuni tan-tuni diye vururken tavaya
Kendi ismini, gizlice fısıldamış yapan ustaya
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!