giderken ardından baktım
moldov kısrağı doğurganlığı'na takılı kaldı gözlerim
mezopotamya bereketi ardın'da
ve ben orada öylece bakakaldım
içimde kopan fırtınalarımdı
nehirlerim üstüme taşarken
adımlarım sıklaştı ve nefesim
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



