Hatırladığım;
ilk düşüm,
çocukluğum
bizim dediğim
O hep uzak diyarlarda
yağız atların zorlandığı tırmanışla
eriştiğim dağda eşeli kaldı.
"Kaş" denilen o düz yüksek ovada
yalnız bir ardıç ağacı vardı.
altında iki iri taş.
Çocuktum,
ilk aşk masalı düşümü o yerde kurmuştum
iki taşı bir aşka mezar yaparken
kız ve oğlana
şimdi hatırlamadığım adlar koymuştum
bilmiyordum
"Aslı ile Kerem"i
duymamıştım
"Ferhat ile Şirin"i.
Aşk efsanesini
rüzgarın dallarını eğdiği
ardıç ağacının yapraklarından dinliyordum.
ve
o iki taş hissettiriyordu
bir şeyler anlatıyordu o ağaç.
duyulmalı,görülmeliydi bir bakışta
koruyan saklayan
meydan okuyan tavrıyla
“Ben, bu boşluğun
ve aşkın gömülmez-inin tek bekçisiyim" der gibi
bir ardıç ağacı.
O küçük parmaklarımla
eşeliyordum toprağı
iki güzel yüz görmek için
ya da onlara
yükselen güneşi göstermek içindi belki
ulaşma çabam bilmiyorum.
Ardıç gölgesine uyumam için bırakılmıştım
oysa!
ne çok uyanmışım o çocuk kalbimle hayata
sonrasında
zaman uykularına yatmışım.
ölü topraklı uyumalara.
Düş
-müş
yaşam…
tutamadan aşkı
olan akşam.
Kayıt Tarihi : 1.4.2005 01:52:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Nevin Kurular](https://www.antoloji.com/i/siir/2005/04/01/ardic-golgesi-ilk-dus.jpg)
TÜM YORUMLAR (1)